MAHKEMESİ : ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/03/2013 tarih ve 2011/514-2013/90 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile 23.06.2009 tarihinde bir araya gelerek sermayesi 30.000,00 TL olan... ve Dış Tic. Ltd. Şti’yi kurduklarını, her biri 25 TL karşılığında 1200 paya ayrılan şirket sermayesinin 600 payının müvekkiline, 600 payının da davalıya ait olduğunu, şirket ana sözleşmesi ile %50 paya sahip olan ...’ın şirket müdürü olarak atandığını, şirket ana sözleşmesinin 9. maddesi gereğince şirketi temsil ve ilzam yetkisinin davalıya verildiğini, müvekkili ile davalı arasında anlaşmazlık ortaya çıktığını, müvekkilinin ortaklıktan ayrılmaya zorlandığını, müvekkilinin bunu kabul etmemesi üzerine davalının şirket aleyhine borçlandırıcı işlem tesis ettiğini, davalının imzaladığı 60.000,00 TL lik senet ile ... isimli kişinin ...4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2010/1037 D.İş sayılı dosyasında ihtiyati haciz kararı alıp ...13. İcra Müdürlüğü'nün 2010/16766 esas sayılı dosyası ile 16.12.2010 tarihinde takibe geçtiği ve şirket merkezinde bulunan ürünler ile şirkete ait aracı haczettirdiğini, oysa bu kişinin şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını, bu kişi ile şirket arasında herhangi bir ticari işlem yapılmadığını, şirketin temsilcisi olan davalının şirketi borçlandırıcı işlemleri bilerek yaptığını, TTK'nın 543/1. maddesi atfı gereğince TTK'nın 161. maddesine göre şirket müdürü davalı ...’ın şirket müdürlüğü görevinden azlini, müvekkilinin şirket müdürü olarak atanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıyla dava konusu şirketi kurarak ticaret hayatına girdiğini, şirketin tüm sermayesini kendisinin karşıladığını, davacının şirketin kurulmasından sonra eski eşi ... ile şirkete müdahalede bulunmaya başladığını ve şirkete fiilen hakim olduğunu, müvekkilinin şirkete ödünç para verdiğini, ayrıca; şirkete ait bankamatik kartını alan ...’in de yetkisi olmadığı halde şirket adına mal alıp fatura düzenlediğini, şirketin borçlarını ifa edemediğini, dava dilekçesinde belirtilen ...13. İcra Müdürlüğü’nün 2010/16766 esas sayılı dosyasında müvekkilinin şirketi temsil yetkisinin ortadan kaldırılmasının istendiğini, davacının ve eşinin şirketi zarara uğratıcı işlemlerde bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına, TTK'nın 543. maddesine göre; şirket ortaklarınca ortaklık sözleşmesiyle (m. 8’e göre) şirket ortağı davalı ...’ın şirket müdürü olarak seçildiği, bu halde; TTK'nın 161. maddesi hükümlerine göre şirket ortağının ana sözleşmeyle yönetici olarak atanması durumunda muhik sebeplerin bulunması halinde mahkeme kararıyla idare hak ve vazifesinin kaldırılabileceği, muhik sebebe de yönetimde basiretsizlik, ağır ihmal veya idarede iktidarsızlık hallerinin örnek olarak gösterildiği, somut olayda da; davalının ortaklığı yönetimde ağır ihmalinin bulunduğu, basiretsiz davrandığı, şirket defterlerinin düzgün tutulmadığı gibi; şirketten alacaklı olarak görülen dava dışı ... isimli kişinin şirketle herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığı, şirkete ait aracın dava dışı ... isimli kişinin yapmış olduğu icra takibinde haczedildiği, daha sonra bu aracın ... Ltd. Şti. isimli firmaya satılarak devredildiği, ancak defter ve kayıtlarda aracın satış fiyatının yer almadığı, yine; söz konusu şirkete ait defter ve kayıtların usulüne uygun olarak tutulmamış olması nedeniyle TTK'nın 556. maddesi atfıyla TTK'nın 67/2. maddeye göre; defterlerin usulüne uygun tutulmamasından dolayı hükmi şahıslardaki idare organının azalarının sorumlu olacağı, bu maddede limited şirket yöneticisinin (davalının) defterlerin usulüne uygun olarak tutulmamasından dolayı kusursuz olarak sorumlu olduğunun belirtildiği, sonuç olarak; davalının tüm bu şirket yönetimindeki basiretsiz ve ağır ihmale varan fiillerinden dolayı haklı bir azil sebebinin oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının şirket müdürlüğünden azline, şirkete kayyum olarak ...'in atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 07/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy