Taraflar arasında görülen davada verilen 07.02.2013 tarih ve 2012/371-2013/50 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16.09.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında taşıma sözleşmesinin davalı tarafından haksız şekilde fesh edildiğini, sözleşmenin feshinin açıkça kanuna aykırı olduğunu, çünkü şirket yöneticilerinin geriye doğru 5 yılı kapsar şekildeki sabıka kayıtlarının ihale dosyasına sunulduğunu, şirket yöneticilerinin sabıka kayıtlarının bulunmadığının ihale dosyasında sabit olduğunu, sonuç olarak ihale ve sözleşme süresince davalıdan gizlenen, saklanan bir husus bulunmadığını, feshe dayanak yapılan haksız sebeplerin davalı yanca ihale öncesinde, ihale sürecinde ve sözleşme sürecinde de bilindiğini, haksız fesih sebebiyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik 30.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ihale veya son başvuru tarihi itibarı ile haklarında yasaklama kararı veya kamu davası açılmış bulunan aday ve isteklilerin bu durumlarının sözleşme yapıldıktan sonra anlaşılması halinde, sözleşmenin 4735 sayılı Yasa'nın 21. maddesi gereğince feshedilmesine ve hesabın genel hükümlerine göre tasfiyesine karar verilmesi gerektiğini, benzer hükmün taraflar arasındaki sözleşmenin 27. maddesinde de düzenlendiğini ve sonucunun da sözleşmenin 28. maddesinde sözleşmenin feshedilmesi olarak kararlaştırıldığını savunarak, davanın zamanaşmı, usul ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, 4734 sayılı Yasa'nın 59/2. maddesi gereğince anılan bu kanun kapsamında yapılan bir ihaleden dolayı haklarında kamu davası açılanlar, kamu davası açıldığı tarihte 58/2.maddesinde sayılanlar ile birlikte ihaleye katılamayacakları, davacı şirket ortakları hakkında iddianamedeki eylemlerin aynı yasanın 17. maddesinde düzenlenen eylemler olduğu, yasal düzenlemeye paralel taraflar arasındaki sözleşmenin 28. maddesinde düzenleme bulunduğu, bu bağlamda davalı idarenin davacı şirket ortaklarından sözleşme ve ihale tarihlerinden önce iddianamedeki eylemlerinin sözleşme yapıldıktan sonra tespit edilerek sözleşmeyi feshetmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
.../...
-2-
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy