(2004 S. K. m. 257, 265)
Dava: Develi 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 5.12.2012 tarih ve 2012/130-2012/130 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: İhtiyati haciz isteyen vekili, borçlunun müvekkiline 60.000,00 TL tutarında 1.5.2013 vadeli 8.8.2012 tanzim tarihli bir adet bonoyla borçlandığını, borçlunun çalıştırdığı mağazayı kapattığı gibi evini de boşaltarak bilinmeyen bir yere kaçtığını ve izini kaybettirdiğini, başkalarından da menfaat sağladığını ileri sürerek, borçlunun menkul ve gayrimenkulleriyle 3. şahıslardaki alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiş: mahkemece, talebin kabulüyle, toplam 60.000,00 TL alacak ve masrafları karşılayacak şekilde, borçlunun menkul ve gayrimenkul mallarıyla 3. şahıslardaki alacakları üzerine İ.İ.K.nun 257. maddesi ve müteakip maddeleri gereğince haciz konulmasına karar verilmiştir.
İhtiyati haciz kararına itiraz eden talep konusu bononun sebebe dayanmadığını, borcunun bulunmadığını, işyerini nakletmesi sebebiyle zorunlu olarak yerleşim yeri adresini değiştirdiğini, kaçma, borçluları zarara uğratma amacının bulunmadığını belirterek, hakkındaki ihtiyati haciz kararına itiraz etmiş, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemiştir.
Mahkemece, borçlunun ikametgahını değiştirdiği, işyerini terk etmediği, İstanbul'da yeniden iş kurarak aynı işi devam ettirdiği, borçlunun sunduğu kira sözleşmesinin vergi dairesindeki kayıtlarla uyuştuğu gerekçesiyle, ihtiyati haczin kaldırılmasına ve takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ihtiyati haciz isteyen vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Talep, bonoya dayalı ihtiyati haciz kararına itiraza dair olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere ihtiyati haciz kararına yapılan itiraz kabul edilerek, ihtiyati haczin kaldırılmasına ve takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir.
2004 Sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinin 1. fıkrası gereğince: rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya 3. şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Kanunun 257. maddesinin 2. fıkrasında ise, vadesi gelmemiş bir para borcu sebebiyle ihtiyati haciz isteminin şartları gösterilmiştir. İhtiyati haciz kararına itirazı düzenleyen 265. maddesi hükmüne göre de "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder."
Belirtilen yasal düzenlemeler nazara alındığında ihtiyati haciz kararının uygulanması ve ihtiyati haciz kararına yapılan itiraz sonrasında mahkemece yürüyen icra takibinin durdurulabileceğine dair bir hükme yer verilmemiştir. Bu suretle, somut uyuşmazlıkta mahkemece itiraz üzerine ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmişse de dayanağı olmaksızın başlatılmış olan icra takibinin durdurulmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle ihtiyati haciz isteyen vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte yazılı sebeplerle ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 18.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy