MAHKEMESİ : ... 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04/04/2013 tarih ve 2011/18-2013/48 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1982 yılında İbrahim...tarafından kurulduğunu ve aynı tarihte ticaret siciline kaydolduğunu, ... ibaresinin ticaret unvanı olarak müvekkili ve ailesi tarafından ... ilinde ve çevresinde tanıtıldığını, ... markasını 2002 yılında ... nezdinde tescil ettirdiğini, davalıya gönderilen 2003 tarihli ihtarnameden 5 gün sonra davalının ...'ye başvurarak ... markasını tescil ettirdiğini, bu tescilin kötüniyetli olduğunu, davalının herhangi bir işyeri dahi mevcut değil iken süpermarket hizmetlerini de kapsayacak şekilde tescilinin de kötüniyetli olduğunu, markayı ilk kez ihdas eden ve kullananın müvekkili olduğunu, gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu ve müvekkilinin 35.08 sınıfta bulunan süpermarket hizmetlerinde de faaliyette bulunduğunu, bu yönden de müvekkilinin markasının ayırt edicilik kazandığını ileri sürerek, davalı adına tescilli ... markasının 556 sayılı KHK'nın 8/3, 8/5 ve 42/1b maddeleri gereğince hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ... markasını ihdas eden tanıtan ve kullananın müvekkili olduğunu müvekkilinin ... markasını aileden gelen birisi olarak kullanmaya hakkının bulunduğunu, 1985 yılında müvekkilinin eşi...’nin işyerinin karşısına yakınlarının mağaza açtıklarını ve böylece haksız rekabetin başladığını, o yıllarda müvekkilinin ... ibaresini taşıyan ... ile... adlı iki ayrı şirketinin mevcut olduğunu, 1998 yılında müvekkilinin konkordarto ilan ettiğini, binanın açık arttırma ile yakınlarına satıldığını, daha sonra Sertteks Şirketi'ni kurarak yeniden ticaret hayatına girdiğini, akabinde...Giyim ... adlı işyerini açtıklarını ve...markasını kullanmaya devam ettiklerini, bu markayı 30-40 yıllık ticaret hayatında kullandıklarını, ayırt edicilik sağladıklarını, 2003 yılında ise 2003/18770 tescil numarası ile 18, 25 ve 35. sınıflarda markayı tescil ettirdiklerini, davacının bu markayı taklit ettiğini ve tecavüzde bulunduğunu, 556 sayılı KHK'nın 12. maddesi gereğince...ibaresini kullanımının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda,...Tekstil Ticaret ve Sanayi A.Ş. ile ...Tekstil Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nin ticaret sicil kayıtlarının devam ettiği, tasfiyenin söz konusu olmadığı, ...Tekstil Ticaret ve Sanayi A.Ş. ya da tasfiye halindeki...Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile davalıya ait... Tekstil şirketi arasında, birinin diğerinin devamı olması gibi bir durum söz konusu olmadığı, ... markasının sermaye olarak davalıya ait bu şirkete konulmadığı, davalının eşinin...ailesinden olması, davalıya bu şirketlerin ticari faaliyetleri nedeniyle mensucat ve tekstil alanlarında...markası üzerinde elde ettikleri üstün ve öncelikli hak üzerinde bir ortaklık bahşetmediği, davalının mensucat ve tekstil alanlarında...markası üzerinde öncelikli ve üstün herhangi bir hakkının bulunmadığı, davacının markasının tescilli olduğu 24. sınıftaki mal ve hizmetler ile davalıya ait markada yer alan 25. ve 35. sınıflardaki mal ve hizmetler bakımından benzerlik bulunduğu, 18. sınıftaki emtia yönünden benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı markasının 25 ve 35. sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne, 18. sınıftaki emtia yönünden hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy