MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.02.2013 tarih ve 2011/170-2013/22 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili: müvekkili şirketin 1978 yılında "... Cam Sanayi A.Ş." unvanıyla Türkiye'deki ilk ve tek cam üreticisi olarak kurulduğunu; üretmiş oldukları ürünlerin "... CAM markası ile piyasaya sunulduğunu, davalı şirketin cam ürünlerini müvekkili şirketten tedarik ettiğini, ancak “"... CAM” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalının ...’ne başvuruda bulunduğunu, 2009/66693 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteni'nde ilanı üzerine müvekkili tarafından eskiye dayalı kullanım ve ticaret unvanı ile benzerlik gerekçeleri ile Markalar Dairesi Başkanlığı'na itirazda bulunulduğunu, itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak ... tarafından reddedildiğini, oysa ""... CAM" ibaresini müvekkilinin kesintisiz olarak kullandığını ve ticaret unvanının ayırt edici ilavesi olduğunu; bu nedenle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, 2011-M-2718 sayılı ... kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 12.02.2013 tarihli son oturumda taleplerini 19. sınıfta yer alan "inşaatlar için cam ürünleri"; 40. sınıftaki "cam ve optik cam işleme hizmetleri" mal ve hizmetleri yönünden sınırlandırdıklarını beyan etmiştir.
Davalı ... vekili; davacının gerçek hak sahipliği iddiasının ispat edilmediğini, ""... CAM" ibaresi üzerinde müktesep hakkının olmadığını, itiraza dayanak aldıkları markanın müddet olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili; davacının, yakın zamana kadar "ŞİŞECAM" adı altında
faaliyette bulunduğunu, daha sonra "... CAM SAN. A.Ş. adını aldığını, müvekkili tarafından hem davacı şirket, hem de ŞİŞE CAM firması ile bayilik sözleşmesi akdedildiğini, davacının 2005 yılından sonra aktif şekilde çalışmaya başladığını, kendilerinin ise ... içinde pek çok bayisi olduğunu, bayiliklerin tamamında "... CAM ibaresinin kullanıldığını, davacının ilk olarak Cam Paz. A.Ş. unvanıyla faaliyet gösterdiğini, daha sonra Cam Paz. A.Ş. bünyesine dahil olduğunu, son olarak 2008 yılında bu şirketin devralındığını, bu şirket ile kendilerinin ticari iş ilişkisi olduğunu, bu ilişki çerçevesinde kesilen tüm faturalarda "... CAM ibaresinin yer aldığını, davacı yanın bu duruma bir itirazının bulunmadığını savunarak,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından sunulan deliller bir arada değerlendirildiğinde davacının ""... CAM" ibaresini yaklaşık 1995'ten itibaren çok uzun yıllar, özellikle sıralı çizgilerden oluşan logo ile kullandığı, bu durumun muhtelif tarihlere ait yıllık rapor kitapçıkları, şirket faaliyet raporları, ayna uygulama isimli kitap ve 2008-2009 yılı için oluşturulmuş duvar takvimi gibi çeşitli ürünler ile kanıtlandığı, davacının sunmuş olduğu bu belgelerin ""... CAM" ibaresinin davacı tarafından eskiye dayalı kullanımını ispat etmek için yeterli belgeler oldukları, anılan ibarenin ticaret unvanından ayrı olarak markasal anlamda ciddi olarak davacı tarafından kullanılmış olduğu hususunda şüphe bulunmadığı, davalı başvurusundaki ""... CAM" ibaresinin, davacının önceye dayalı bu kullanımı kapsamında kalan mal ve hizmetler ile ilgili ortalama tüketicinin yanılgıya düşmesine sebep olacağı, bu nedenlerle ""... CAM" ibaresi üzerinde davacı yanın "her nevi şişe ve züccaciye eşyası, pencere camı, elektrik ampulü ve diğer cam eşyası üreterek, sanayi kurmak işletmek ve bunlara katılmak" emtia ve hizmetleri alanında 8/3 maddesi kapsamında önceye dayalı hak sahipliğinin mevcut olduğu, her ne kadar davacı, ... Markalar Dairesi kararına itiraz ederken sadece 2002 yılına ait faaliyet raporunu sunmuş ve dava sürecinde delil olarak sunduğu yukarıda incelenen diğer belgeleri sunmadığı tespit edilmiş ise de; KHK 8/5 md. kapsamında yukarıda ulaşılan sonuç itibariyle ... kararının iptali koşullarının oluştuğu, zira ... kararında ticaret unvanına dayalı itiraz ve ret koşullarının oluşmadığına dair sonucun gerekçesi olarak dayanılan davalının önceki tarihli 2003/16957 sayılı markasının başvuru yönünden kazanılmış hak oluşturduğu gerekçesinin de isabetli olmadığı, davalının 2003/16957 sayılı markasının ""... CAM VE PLASTİK DOĞRAMA SAN. VE TİC. A.Ş.+cam doğrama kesit şekli" ibarelerinden oluştuğu; dolayısıyla dava konusu başvurunun asıl unsuru olan ""... CAM" kelimelerinden farklı olarak davalı ticaret unvanın tamamını asıl unsur olarak yeterince ayırt ediciliğe sahip bulunan pencere profil ve kesit resmini de içerdiği; dolayısıyla davalının önceki tarihli markasının asıl unsuru farklı olduğundan başvuru açısından kazanılmış hak oluşturmayacağı, esasen başvurunun önceki markası ile seri oluşturmak ve asıl unsur muhafaza edilerek yapılmış yeni bir başvuru olmaktan çok davacı marka ve fiili kullanımlarına yanaşma girişiminden ibaret olduğu tespit edilmiş; aksi yöndeki ... kararının bu nedenle de isabetsiz olduğu ve kısmen iptali gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, ... ... 2011-M-2718 sayılı kararının 19. sınıfta yer alan “inşaatlar için cam ürünleri” ve 40. sınıfta yer alan “cam ve optik cam işleme hizmetleri” iptaline, 2009/66693 sayılı markanın 19. sınıfta yer alan “inşaatlar için cam ürünleri” ve 40. sınıfta
yer alan “cam ve optik cam işleme hizmetleri” yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmişlerdir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 09.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy