MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 35. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/12/2012 tarih ve 2012/35-2012/320 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 23.09.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin eski ortaklarından ...'ın annesi olduğunu, davalı tarafından müvekkili aleyhine çeke dayalı olarak toplam 808.500 ABD Doları alacak iddiasıyla icra takibine geçildiğini, davalının oğlu ...'ın o tarihlerde müvekkili şirkette yetkili olması nedeniyle icra dairesinden gelen ödeme emrinin bu ortak tarafından alınarak, takibin kesinleşmesine sebebiyet verildiğini, davalının müvekkili şirket ve ortakları ile yaptığı 15.06.2004 tarihli protokole aykırı davranarak icra dosyasına yatırılan tüm paraları çekmek suretiyle fazladan para tahsil ettiğini, bu nedenle davalı aleyhine icra takibine geçildiğini ancak davalının takibe karşı haksız olarak itirazda bulunarak takibin durmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin hiçbir şekilde icra dosyasından fazladan para tahsil etmediği gibi halen alacaklı olduğunu ve müvekkili adına icra dairesinde yapılan en son tahsilat tarihinin 26.08.2004 olup, işbu dava tarihi itibariyle İİK'nun 72. maddesinde düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini savunarak, davanın reddini ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, eldeki davanın icrada borçlu bulunmadığı halde ödenen paraların istirdadı istemine ilişkin olduğu, bu istemin İİK'nın 72/8. maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olup, davanın süresinden çok sonra açıldığı, taraflar arasında dava konusu eylem nedeni ile bir ceza kovuşturması olmadığı, fazla ödemelerin kaynağının protokole aykırılık olmasının takip hukuku açısından 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmasını gerektirmediği gerekçesiyle İİK'nın 72/8. maddesi uyarınca dava, 1 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığından açılan davanın bu nedenle reddine, kötü niyet tazminatı koşulları oluşmadığından davalı yanın buna ilişen talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 16.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.