MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ... 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/02/2013 tarih ve 2008/141-2013/30 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada davalı adına tescilli bulunan "vida üretiminde kullanılan kalıp parçası" tasarımının, yenilik ve ayırt edicilik kriterlerinden hiç birini taşımadığını, anılan tasarımın daha önce davacı tarafından kullanıldığını ve davalının aralarındaki ticari ilişki nedeniyle öğrendiği bilgilere dayanarak dava konusu tasarımı tescil ettirdiğini ileri sürerek davalı adına tescilli bulunan tasarımın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiş, birleşen davanın ise reddini savunmuştur.
Davalı vekili, asıl davada tasarımlarının yeni ve ayırt edici olduğunu savunarak davanın reddini, birleşen davada ise tasarımlarının davacı tarafından izinsiz olarak kullanıldığını ileri sürerek tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı adına tescilli olan dava konusu tasarımın, yine davalı tarafından 12 aylık rüçhan tarihinden evvel kamuya sunulan tasarımlar karşısında yeni olmadığı, tescilli tasarıma konu parçaların makineler içerisine monte edildiği için normal kullanımı esnasında görülmediği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalı adına tescilli olan tasarımın hükümsüzlüğüne birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu tasarımın yeni olmadığının belirlenmiş olmasına göre, davalı-birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı-birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 26,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı-birleşen davada davacıdan alınmasına, 07/05/2014 oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy