Taraflar arasında görülen davada verilen 20.03.2013 tarih ve 2012/119-2013/62 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 29, 30 ve 42. sınıflar için tescilli "" ve " markaları ile yılından beri faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin içerisinde açarak 3 yıl işlettiği " " isimli restoranı markasız olarak davalı firmanın sahibi devrettiğini, davalının söz konusu yerde müvekkilinin markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer "" adını kullanarak müşterilere aynı restorana geldikleri izlenimi yaratmaya çalıştığını, müvekkili markalarının tanınmışlığından yararlanarak haksız kazanç elde ettiğini ileri sürerek, markaya tecavüzün tespitine, men'ine, tüm sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmasına, şimdilik 10.000 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin unvanının ve markasının tescilli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markalarının parçalanmaksızın bütün olarak korunmasının zorunlu olduğu, "" ibaresi ile "" ibaresinin yeterince ayırt edicilik taşıdıkları, birinin aile ismini, diğerinin çiçek ismini işaret ettiği, taraf markalarının renklendirilmesinde sarı ve kırmızı renklerin kullanıldığı, ancak kullanılan renklendirmelerin davacı markası ile davalının kullandığı tanıtım işareti arasında var olan sescil ve anlamsal farklılığı geri plana itmesinin mümkün olmadığı, ortalama tüketicilerin markaların farklı olduklarını ilk bakışta ve derhal anlayabilecekleri, markalar arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis edebilecek herhangi bir unsurun bulunmadığı, mutfağına ait ürünlerin sunulduğu işletmede ibaresinin kullanılmasının davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde
.../...
-2-
dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy