MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 52. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.03.2013 tarih ve 2012/378-2013/73 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından sigortalanan emtianın taşınması işini üstlenen davalının malları hasarlı olarak teslim ettiğini, sigortalıya yapılan 2.300,00 TL ödemenin rücuen tahsili için yapılan icra takibine itiraz edildiğini, bunun üzerine davalı ile sulh görüşmelerine başlanmışsa da bir sonucun alınamadığını ileri sürerek 2.300,00 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşıma faaliyetinin "..." arasında imzalanan 29.03.2004 tarihli sözleşme kapsamında gerçekleştirildiğini, taşımaya ilişkin düzenlenen konişmentonda da bu sözleşme ve eklerinin konişmentonun bir parçası haline getirildiği, sözleşme tahtında taşıyanın "..." olduğunu, ilgili taşımaya ilişkin konişmentonun da, taşıyan...'in acentesi sıfatıyla hareket eden "...." isimli şirket tarafından imzalandığını, müvekkilinin acentalığını yaptığı .... şirketinin, anılan taşımanın yapıldığı ... gemisinin donatanı yahut işleteni olmadığını, bir an için ....'nin ...'in acentası olarak hareket ettiği düşünülse dahi, davacının husumeti nihayetinde doğrudan ...'ye yönelttiği, müvekkilinin husumetinin bulunmadığını, bir yıllık hak düşürücü sürenin tamamlandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taşımaya konu konişmentoda taşıyanın ... olduğu, konişmentonun taşıyan ...'a ... acentesi ... tarafından imzalandığı, konişmentoda 29.03.2004 tarihli taşıyıcı ile yükleten arasında yapılan navlun sözleşmesinde belirtilen şartlar ve 01.11.2009 yılında yapılmış olan tadiller de dahil olmak üzere sözleşmelerin konişmentonun bir parçası olduğunun belirtildiği, anılan navlun sözleşmesinde taşıyanın ...
... taşıtanın da ... olduğu, konişmentonun da taşıyan ...'e ... ... tarafından imzalandığından davanın ancak taşıyana ... ...'ya yöneltilebileceği,....nin konişmento gereğince taşıyan sıfatının bulunmadığı, geminin sicil kaydının yapılan incelemesinde donatanının... olduğu, genel acente olarak davanın ....'ye yöneltildiği düşünülse dahi TTK 105'inci maddesi gereğince acenteye doğrudan davanın yöneltilemeyeceği, davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy