Taraflar arasında görülen davadaahkemesi’nce verilen 17.04.2013 tarih ve 2012/160-2013/84 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ibare ve biçimli 29, 30 ve 43. sınıf mal ve hizmetleri içeren 09.02.2005/3787 sayılı tanınmış markanın sahibi olduğunu, bu markayı ticari faaliyetlerinde kullandığını, iyi bir pazar payı oluşturduğunu, davalının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturacak biçimde adresindeki yiyecek ve içecek hizmeti sunduğu işletmesinde ... ibaresini tanıtım vasıtası olarak kullanarak ticarî faaliyette bulunduğunu, keşide ettirdikleri 24.08.2011/21150 tarih/sayılı ihtara rağmen eylemin sürdürüldüğünü ve haksız rekabetin devam ettirildiğini, bunun üzerine ... şikayette bulunulduğunu, davalının sayılı dosyasında cezalandırılmasına karar verildiğini, davalı eylemlerinin sabit olduğunu ifade ederek, davalının müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüzünün önlenmesine ve 5.000 TL maddî tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı adresindeki lokantacılık yapılan işletmenin 19.03.2010 tarihinde devir alındığını ve 01.06.2012 tarihinde kapatıldığını, ibareli tanıtım işaretinin işletmede kullanıldığını; ancak davacının logosundan farklı bir logo kullanıldığın ibaresinin tescilli bir marka olduğunu bilmediğini, kendisine ihtar yapıldıktan sonra da kullanımın terk edildiğini, işletme ile eşinin kardeşinin ilgilendiğini, bir kasıt ve kusurunun yahut kötü niyetinin bulunmadığını ifade ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ... tanıtım işaretiyle yiyecek ve içecek sağlanması hizmeti sunduğu, davacınınbareli markasının kapsamında da yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri bulunduğu, ayrıca yiyecek ve içecek sağlanması hizmeti sağlanan işletmede sunulan ürünleri de içerdiği, davacı markasında bulunan ve onu benzerlerinden tefrikine yarayan esaslı unsur konumundaki ibaresinin, davalı ürün ve hizmetlerinin sunuş ve tanıtımında ... biçiminde ayırt edilemeyecek
.../...
-2-
derecede benzerinin kullanılması, davacı markası ile davalının mal ve hizmet sunumunda kullandığı belirlenen işaret arasında bağlantı kurulabilecek türden global bir baskı-algılama oluşturabilecek seviyede olduğu, yani benzer oldukları, aynı sesçil, görsel ve anlamsal etkiyi bıraktıkları, ortalama alıcı kitlesinden büyük bir kısmının, ürün ve hizmetlerin ekonomik önemine göre ayırabileceği alım süresi içerisinde, davacı markasıyla sunulan ürün ve hizmetlerden satın almak isterken, davalının işaretiyle sunulan ürünleri satın alma olasılığı oldukça yüksek olduğu, hatta bu nedenle, hizmet ve ürünlerin alıcısı durumundaki bazı kişilerin, bu ürün ve hizmetlerin davacı ile idarî ve ekonomik olarak bağlantılı bir işletme tarafından üretilip sunulduğu yahut davalının bu ürün ve hizmetleri, davacı tarafından verilen bir lisans anlaşmasına uygun olarak markayı kullanarak piyasaya arz ettiğini düşüncesine kapılmaları ihtimali dahi yüksek seviyede bulunduğu, dolayısıyla davalının, davacının marka hakkına tecavüzde bulunduğu, davalının bu eyleminin davacının bu markayı taşıyan ürün ve hizmetler için yararlanıcılar/alıcılar nezdinde tesis ettiği imaj, güven ve hatırlanırlık ile reklâm gücünden toplumun dikkatini çekmek ve satışlarını artırmak suretiyle haksız olarak istifade edip, onun mesai, çaba ve emeğinden hiç bir çaba harcamadan yararlanmayı intaç edip, anılan imaj ve güvenin kendi hizmetlerine devrini sağlayacağı nedeniyle aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği, davalının eylemi sebebiyle davacının bilirkişi raporu ile belirlenen 718,03 TL maddi tazminat talep edebileceği,bu miktarın hakkaniyete de uygun düştüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının markaya tecavüzünün önlenmesine, 718,03 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının, bilirkişi raporunda davalının gelirine göre yapılan hesaplamaya, seçimlik hakkını ileri sürerek açıkça itiraz etmemiş bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 48,80 TL harcın temyiz edene iadesine, 26.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.