Taraflar arasında görülen davada erilen 07.05.2013 tarih ve 2012/258-2013/428 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dedesinin 06.01.1987 tarihinde davacı adına 15.000 TL (eski) vadeli hesap açtığını, paranın reşit olduğu tarihten itibaren kullanılacağını, davalıdan talep etmelerine rağmen ödemede bulunmadığını ileri sürerek, 15.000 TL'nin faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, banka kayıtlarına göre açık veya kapalı hesap kaydı gözükmediğini, hesap cüzdanında vadesiz hesap kaydının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı adına 06.01.1987 tarihinde hesap açıldığı, hayatın olağan akışına göre hesabın vadeli olduğunun kabul edilmesi gerektiği, davacının alacağının 205,30 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan miktarın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy