MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/04/2013 tarih ve 2012/212-2013/254 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin eşinin davalı şirketin 2000 hissesinden 40'sine sahipken bu hisseleri müvekkiline 06.10.1996 tarihinde devrettiğini, bu tarihten itibaren müvekkiline herhangi bir kar payı ödenmediği gibi ihtara rağmen şirketin mali durumu hakkında da bilgi verilmediğini, amacı ortaklarına kar payı dağıtmak olan şirketin uzun zaman kar payı dağıtmamasının ortaklık konusunu imkansız hale getirdiğini, bu hususların haklı nedenle fesih isteme ve şirketten çıkma hakkını verdiğini ileri sürerek kar payının tespiti ile müvekkiline şimdilik 1.000,00 TL olarak ödenmesini, tespit edilecek hisse değerinin şirket veya diğer ortaklar tarafından ödenerek müvekkilinin ortaklıktan çıkmasının sağlanmasını, aksi halde şirketin haklı nedenlerle fesih ve tasfiyesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tebliğe rağmen genel kurullara katılmadığını, bilgi alma talebinde bulunmadığını, şirketçe bugüne kadar kar dağıtma kararı alınmadığını, 1/10 paya sahip olmayan davacının bu davayı açamayacağını, anonim şirketlerde çıkma müessesinin ve olayda da tasfiyeyi gerektiren bir sebebin bulunmadığını, ancak pay devri ya da ıskat suretiyle şirketten ayrılınabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin genel kurulu tarafından kar payı dağıtılmasına ilişkin karar alınmadığı, sermaye unsurunun ön planda olduğu anonim şirketlerde çıkma müessesinin bulunmadığı, davacının sahip olduğu hisse miktarı göz önüne alındığında TTK'nın 531. maddesi gereğince fesih talep edemeyeceği, ileri sürülen hususların haklı nedenle fesih sebebi sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 10/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy