MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.04.2013 tarih ve 2012/104-2013/167 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin üç ortaklı olduğunu, davalı tarafın şirketin ... Şubesi'nin yönetilmesinden sorumlu olduğunu ancak basiretli bir tacir gibi işletmediğini, telefonlara yanıt vermediğini, şubenin borçlarının ödenmediğini, şirket haberdar edilmeksizin şube adresinin değiştirildiğini, yapılan tebligatların davalıya ulaşmadığını, genel kurul çağrı ihtarları yapılamadığı için şirket genel kurulunun toplanamadığını, acil karar alınamadığını, şirket işlerinin tıkanma noktasına geldiğini, şirket sermayesinin yarıdan fazlasına sahip olan ortakların mutlak çoğunluğu tarafından muvafakat edilmek şartıyla, muhik sebep bulunması durumunda, ortaklardan birisinin ortaklıktan çıkarılabileceğini, davalının davranışlarının muhik sebeplerden olduğunu ileri sürerek, davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının doğru olmadığını, müvekkilinin şirketin ... Şubesi'ni basiretli bir tacir gibi işlettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; limited ortaklığın ortakların yakın ve sıkı bir ilişki içerisinde bulundukları ortaklık çeşidi olduğu, ortaklar arasında güven ilişkisinin kalmamasının ortaklığın devamını olumsuz kılabileceği, yerleşik yargı uygulamalarında da ortaklar arasında güven ilişkisinin kalmamasının şirketten çıkarılma için haklı sebep olduğunun kabul edildiği, her ne kadar dava tarihinden sonra gerçekleşmişse de davacı tarafın ... Şubesi kapatıldıktan sonra davalının şirket adına işlem yaptığını söyleyerek suç ihbarında bulunduğunun dosyaya yansıdığı, yine davalı tarafın diğer ortaklar hakkında kendi yerine imza attıklarından dolayı suç duyurusunda bulunduğu; tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında güven ilişkisinin bulunduğunu söyleme imkanı kalmadığı, davalının limited ortaklıktan çıkarılması için gerekli muhik sebebin oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve çıkma kararı kesinleştiğinde davalının çıkma payının tahsili için dava açabilecek olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy