Taraflar arasında görülen davada tarih ve 2011/824-2013/249 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı nezdinde sigortalı bulunan ineğin doğum sonrası sütünün gelmemesi üzerine mecburi olarak kesildiğini, davalının, sigortalı ineğin kalıtsal anamolisi bulunduğu gerekçesiyle ödeme yapmadığını ancak sigorta yapılmadan önce hayvanın muayene edildiğini ve düzenlenen risk inceleme raporunda sağlam olduğunun belirtildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1000 TL'nin 28.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalı hayvanın doğumdan sonra süt vermemesinin kalıtsal anomaliye bağlı olup bu durumun, hayvan sigortası genel şartlarına göre teminat dışı olduğunu, hayvanın daha önce muayene edildiği iddiasının yersiz olduğunu, kaldı ki sigortanın başlangıç tarihinde ineğin gebe olduğunu bu nedenle bu hususun tespitinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket nezdinde sigortalı bulunan davacıya ait ineğin, ekspertiz raporunda belirtildiği üzere, mastitis hastalığına yakalandığı ve bu nedenle tedavisi mümkün olmayacak şekilde memesinde hasar meydana geldiği, bu hasar nedeniyle de mecburi kesim yapıldığı, bu hali ile dava konusu hasarın teminat dahilinde olduğu, sigortalı ineğin süt vermeme nedeninin kalıtsal anamoliye bağlı olduğunu gösteren bir delil bulunmadığı, davacının talep edebileceği tazminat miktarının 2.118,00 TL olduğu, poliçede dain-i mürtehin olan dava dışı bankanın davaya muvafakat ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 1000 TL'nin 30.07.2010 tarihinden işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 44,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy