MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/02/2013 tarih ve 2012/50-2013/8 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/10/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ve davalının birlikte ... Tic. Ltd. Şti.'ni kurduklarını, bu şirkette %50'şer oranda hissedar olduklarını, daha sonra davalının kusurundan kaynaklanan nedenlerle ortaklığın sonlandırılmak istendiğini, davalının usulsüz olarak şirket gelirlerini kendi şahsi hesabına aktarmak suretiyle şirkete zarar verdiğini, şirketin gelir kaybına uğradığını ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL nin zararın doğduğu tarihten itibaren avans faizi ile birlikte şirkete ödenmesine, davalının şirkete verdiği zararların tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, herhangi bir usulsüzlük olmadığını, şirket kazancını kendisine mal etmediğini, zamanaşımı itirazı olduğunu, ayrıca çekilen paraların usulüne uygun olarak şirket kayıtlarına işlendiğini, harcamaların ne zaman neye ilişkin olarak yapıldığının belli olduğunu bildirerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında anılan şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin olarak ... 1 Asliye Ticaret Mahkemesi 2008/77 Esas 2008/594 Karar sayılı karar ile davanın sonuçlandığı, şirketin fesih ve tasfiyesine dair verilen kararın kesinleştiği, tasfiye memuru atanıp tasfiye işlemlerinin devam etmekte olduğunun anlaşıldığı, yine taraflar arasında görülen ... 2. Aile Mahkemesi 2011/80 Esas 2011/296 Karar sayılı karar ile tarafların boşanmasına ve boşanmanın ferilerinden olan boşanma ve tazminat istemine ilişkin davanın sonuçlandığı, tazminat istemlerinin reddedilmiş bulunduğunun anlaşıldığı, bu kez eldeki davanın 21/02/2012 tarihli dilekçe ile 10/11/2008 tarihinde şirketin feshine karar verildikten yaklaşık 2 yıl 4 ay sonra açıldığı davalı vekilinin yasal cevap süresi içerisinde zaman aşımı savunmasında bulunduğu, 6102 sayılı TTK'nın 560. maddesi uyarınca "sorumlu olanlara karşı tazminat isteme hakkının davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl içerisinde açılması gerektiği gerekçesiyle, davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı tarafça 2008 yılında açılan şirketin fesih ve tasfiyesi istemli davada, işbu davada ileri sürülen hususların dava konusu yapılmış olmasına ve 2011 yılında öğrenildiği iddia edilen söz konusu işlemlerin 2008 yılı ve öncesine ait olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.