MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/03/2013 tarih ve 2011/47-2013/169 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına ... nezdinde tescilli 2005/03087 ve 2008/3776 sayılı endüstriyel tasarım tescil belgeli şişe ve kapak tasarımlarını davalının taklit ederek "... ... Saç ve Vücut Şampuanı" adındaki ürün için şişe ve kapak üretimi yaptığını ileri sürerek, tecavüzün varlığının tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, şimdilik 5.000,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminata, tecavüze konu ürünler ve araçlara el konulmasına, mülkiyetinin müvekkil şirkete devrine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin "... ..." markasının şişesi ve kapağı için 22.07.2005 tarihinde 2005/02903 numarayla tescilli tasarımlarının bulunduğunu, davacının tasarım başvurularının bu tarihten sonra olduğunu, müvekkilinin bu tasarımlar üzerinde müktesep hakkı bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının geçerli tasarımı kapsamında üretimde ve kullanımda bulunduğu, kayıtlı ve tescilli tasarım geçerliliğini koruduğu sürece başkasının tasarımının benzeri dahi olsa yasal olarak davalı tarafın tasarımı hükümsüz sayılmadığı sürece kendi tasarımını kullanma hakkı olduğu, davalının tasarımını kendi kapsamında kullanıp davacı tasarımına yönelik herhangi bir tecavüzü söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece, tescilli tasarıma tecavüzün tespiti, maddi tazminat ve manevi tazminat talepleri yönünden davacı aleyhine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı değil ise de, reddedilen 5.000,00 TL'lik maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre, davalı yararına nispi vekalet ücreti olan 600,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi yerine 1.980,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmekte ise de; yapılan yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla HUMK'nın 438/7.maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile (HÜKÜM) fıkrasının 3 numaralı bendindeki "maddi tazminat reddi için 1.980,00 TL" ibaresi çıkartılarak, yerine "reddedilen maddi tazminat için 600,00 TL vekalet ücreti" ibaresi yazılmasına, aynı benddeki "toplam 5.940,00 TL" ibaresi çıkartılarak, yerine "toplam 4.560,00 TL" ibaresi yazılmak suretiyle kararın temyiz eden davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy