Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.04.2013 tarih ve 2011/63-2013/57 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış statüsünde marka sahibi olduğunu, buna rağmen davalının müvekkilinin ana unsuru olan “ markasının aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan “ ibaresini mısır çerezi ürünlerinde marka olarak kullandığını, davalının markasının diğer unsurları olan “” sözcüklerinin fark edilemeyecek kadar küçük yazdığını, bu kullanımının markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu iddia ederek davalının, 2008/07089 tescil nolu ibareli markasının hükümsüzlüğüne, 4.000 TL maddi, 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini, müvekkili markasının tanınmışlığının tespitine, davalının markaya tecavüz ve haksız rekabetinin tespit edilerek durdurulup önlenmesine, tecavüzlü ürün ve tanıtım gereçlerinin toplatılıp imhasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, “” ibaresinin 556 sayılı KHK'nın 7/c maddesi uyarınca marka olamayacağını hükümsüzlüğü gerektiğini, müvekkilinin tescilli marka kullandığını ve markasının 30. sınıfta “hububat (tahıl) ve mamulleri” için tescilli olduğunu, bu kapsamda olan “mısır çerezi” üretimi yaptığını, haksız rekabet ve tecavüzün söz konusu olmadığını, tanınmış marka iddiasının yersiz olduğunu, müvekkil markasının davacı markaları ile benzerlik arz etmediğini, yeterince ayırt edicilik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; tanınmışlık tespiti konusundaki iddianın kanıtlanamadığı, davacının öncelik ve üstünlük hakkını kanıtladığı “” markasının dava konusu olay çerçevesinde korunması gerektiği, davalı tarafından marka ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olan ” ibaresini markasal biçimde ürün paketi üzerinde kullandığı, fiilen davalının “ markasını tercih ettiği ve sarı renkli baskın puntolarla kullanmak suretiyle davacı ürünlerine yaklaştırdığı, ambalajını benzettiği, eylemin marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturduğu, mısır çerezi ürününün, davacının markalarındaki emtia ile aynı sınıfta ve aynı türden olduğu, davacının önceye dayalı “” markaları varken, davalını markasını tescil ettirmesinin maksatlı olduğu, 4.000 TL
.../...
-2-
lisans bedelinin işin mahiyetine uygun düşeceği, işin mahiyetine göre talep edilen 1.000 TL manevi tazminatın kabulü gerektiği gerekçesiyle vavanın kısmen kabulü ile, davacının kendi markasının tanınmışlığının tespiti konusundaki talebinin reddine, davalının “ ürünlerinde “ibaresini kullanmasının; kendi tesciline sadık kalmadan ibaresini öne çıkararak kullanmasının markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, bu tarz kullanımlarının durdurulmasına ve önlenmesine, markaya tecavüz oluşturan ürün, katalog, ilan vs. tanıtım gereçlerinin toplanmasına ve imhasına, davalı adına kayıtlı 2008/07089 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve terkin edilmesine, 4.000 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 255,60 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.