Taraflar arasında görülen davada verilen 28.03.2013 tarih ve sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, uluslararası nakliyat işiyle iştigal eden müvekkili şirket ile davalı arasında taşıma sözleşmesi kurulduğunu, müvekkilinin kurulan sözleşmeye istinaden üzerine düşen edimini yerine getirdiğini, bu edimin bir kısmına tekabül eden 25.774 USD'lik alacağı için davalı şirkete 17/06/2009 tarihli faturayı gönderdiğini, ancak ödenmemesi üzerine davalı aleyhine sayılı dosyası ile takip yapıldığını, davalı şirketin borçlu olduğu halde haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, ayrıca % 40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ihtilafın navlun bedelinin miktarına ilişkin olduğu, davacı tarafça navlun bedelinin taraflarından düzenlenen 07/05/2009 tarih 14.700 USD ve 17/06/2009 tarih 25.774 USD bedelli faturalar toplamı olan 40.502 USD olduğu iddia olunurken, davalı tarafça navlun bedelinin sözlü olarak kararlaştırılan 14.728 USD olduğunun ve bunun da ödendiğinin savunulduğu, navlun bedelinin 40.502 USD olduğu hususundaki ispat yükünün davacı tarafa ait olduğu, davacı tarafça davalının yaptığı ödemeden sonra iki şirket arasında yapılan elektronik posta iletilerinde davalının borcu açıkça kabul ettiğini beyan ettiği ancak bu elektronik posta iletilerini delil olarak bildirilmesine rağmen sunmadığı, yine delil listesindeki icap yazısı, yazılı teklif ve kabulüne ilişkin delil sunulmadığı, sunulan konişmentolara göre davacının taşıyan, davalının da yükleten ya da taşıtan olarak kayıtlı olmadığı, bu nedenle davacı tarafça konişmentoya delil olarak dayanılmasının mümkün bulunmadığı, taraf defterlerinin usulüne uygun olduğu, davaya konu takibe esas faturanın
.../...
-2-
davacı taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak davalı taraf defterlerinde ise kayıtlı olmadığı bu itibarla her iki taraf ticari defter kayıt ve belgelerinin usulüne uygun olması karşısında TTK'nın 85. madde hükmüne göre davacı tarafın usulüne uygun defterlerinin lehine ispat kuvveti kalmadığı ve davacının davalı tarafa yemin teklif etmeyeceklerini beyan ettikleri gerekçeleriyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy