MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09/05/2013 tarih ve 2013/46-2013/91 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2008/53400 sayılı "..." ibareli marka başvurusunun davalı kurumca 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi uyarınca 35. sınıf emtialar çıkartılarak kabul edildiğini, karara yaptıkları itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından reddedildiğini, oysa başvuru konusu markanın ayırdedici niteliğe ve tanınmışlık vasfına sahip bulunduğunu ileri sürererek ... ...'nın 2009-M-4111 sayılı kararının iptalini, başvuru ile ilgili işlemlerin devamını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince reddedilen mal ve hizmetler bakımından tescil engelinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru konusu markadaki "..." ve "..." harflerinin herhangi bir ayırt ediciliğe sahip olmadıkları, esas unsur niteliğindeki "sahibinden" sözcüğünün özellikle otomobil, gayrimenkul veya elektronik eşya gibi ikinci el satış ya da kiralama işleri yönünden satışın veya kiraya verme işinin bizzat eşya sahibi tarafından gerçekleştirildiğini belirtmek üzere yaygın şeklinde kullanıldığının bilindiği, uyulan bozma ilamında bir kısım benzer başvurularla ilgili daha önce verilip kesinleşen kararlar dolayısıyla "sahibinden" ibaresinin 35. sınıftaki hizmetler yönünden doğrudan tanımlayıcı olmadığı, ticaret alanında herkesin kullanımına açık bir işaret olarak da nitelendirilebileceği, kaldı ki davacının "sahibinden" asıl unsurlu internet alan adı altında 1999 yılından beri elektronik ticaretle ilgili faaliyet ve yoğun kullanımlarıyla ayırt edicilik sağladığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ... ... 2009-M-4111 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.