Taraflar arasında görülen davada verilen 04.11.2010 tarih ve sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli 135667 sayılı “” ibareli markanın KHK m. 7/I-i ve 8/4 maddeleri uyarınca tanınmış marka olarak tespiti için nezdinde başvuruda bulunduklarını, başvurularının reddedildiğini, bu karara yönelik itirazlarına yasal süre içinde cevap verilmediğini ileri sürerek, 18.07.2005 tarihli red kararının iptali ile 135667 sayılı “” markasının 556 sayılı 7/I-i ve 8/IV maddeleri çerçevesinde tanınmış marka olarak tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamansız açıldığını, tarafından tanınmışlığın tespitine ilişkin nihai bir karar olmaksızın karşı dava açılmasının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, tanınmışlığının tespiti istenen sayı ile tescilli “” markasının bu şekli ile kullanılıp tanıtıldığına ve tanındığına ilişkin yeterli delil bulunamadığı, dava konusu markanın tanınmış marka olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy