MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.03.2013 tarih ve 2011/195-2013/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2008/62281 sayı ile "...+ŞEKİL" ibareli marka için tescil başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin "...+ŞEKİL" markasını mesnet göstererek başvuruya itiraz ettiğini, davalı kurumun 556 sayılı KHK'nın 8'inci maddesi uyarınca başvurudan bir kısım mal ve hizmetleri çıkardığını, yaptıkları itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunca kısmen reddedildiğini, ancak "..." ibareli bir çok markanın müktesep hak teşkil edecek tarzda müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin ticaret ünvanını da oluşturan "..." ibaresi üzerinde hakkının bulunduğunu, redde mesnet marka ile başvuru konusu markanın benzemediğini ileri sürerek ... ...'nun 2010-M-3782 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, "maden" ibaresinin ayırdediciği bulunmadığından esas unsur olan "..." kelimesinin redde mesnet markaya iltibasa sebep olacak derecede benzediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, markaların 556 sayılı KHK'nın 8'inci maddesi çerçevesinde aynı veya ayırdedilemeyecek derecede benzer olduğunu, aynı mal ve hizmetler için tescil istendiğini, davacının "..." ibaresinin yanına vasıf bildiren kelimelerle oluşturduğu diğer markalarının davaya konu başvuru için müktesep hak sağlamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ticaret ünvanında yer alan bir unsurun marka olarak tescili istemine de ünvan sahibinin itiraz edebileceği, davacı ve davalı şirket markalarının esas unusurunu "..." ibaresinin oluşturduğu, bu sebeple iltibas tehlikesinin ve 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca
tescil engelinin bulunduğu, başvurudan sonra enstitü kayıtlarına giren davacı markalarının müktesep hak vermeyeceği, "..." ibareli önceki markanın ise asıl unsur itibariyle farklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy