MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26/03/2013 tarih ve 2012/1391-2013/476 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka tarafından .... 1055 sayılı ... merkez ve çevre köyleri ... Tarım Satış Kooperatifine 11.10.1999 tarihinde 11.10.1999 tarih ve 1 nolu Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri kredi sözleşmesine dayanılarak 550.000.000.000,00 TL tutarında kredi açıldığını ve kullandırıldığını, borçlu kooperatifçe bu kredi ortaklarına dağıtıldığını ve müvekkili bankaya kredinin teminatı olarak ortaklardan alınan müşterek ve müteselsil borç senetlerinin bankaya temlik edildiğini, buna göre kooperatif ortaklarınca müşterek ve müteselsil borç senetlerinin imzalanmasıyla kooperatifin bankaya olan borcundan asıl borçlu sıfatıyla sorumlu olmaları sonucu doğduğunu, temlik işlemi ile temlik edenin borç ilişkisinden çıktığını ve onun yerine alacaklı sıfatıyla devralan üçüncü kişiye geçtiğini, alacak ile ilgili her türlü hukuki işlemlerin üçüncü kişi tarafından yapıldığını, dolayısıyla borçlunun borcundan kurtulması için kural olarak bu alacağı yeni alacaklıya ödemesi gerektiğini, kooperatif ortakları ile müşterek borçlu ve müteselsil borç senedi başlığı altında düzenlenen sözleşmelerde "bu senette yazılı alacak,faiz,gider ve hesaba kaydedilecek senet metninde yazılı sair unsurlarla birlikte ... Bankası'na devir ve temlik edilmiştir" ibaresinin bulunması ve mezkür ibarenin altının kooperatif yetkililerince imzalanmış olması karşısında kooperatifin ortaklardan olan alacağının müvekkili bankaya temlik edildiğini davalı borçlu ve kefillerin müvekkiline olan borçlarını ödemediklerini ileri sürerek, 1.636,00 TL alacağın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, ortada tam olarak koşulları oluşmuş bir alacağın temliki işleminin bulunmadığını, müvekkilinin kooperatife ödeme yaparak borçtan kurtulduğunu, davacı bankanın alacağın miktarını nasıl tespit ettiğinin anlaşılamadığını, davacı bankanın kötü niyetli olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Tekel İşletmesinin cevabi yazısı ve ekleri olan ödeme ile ilgili kurum tarafından alınan tütünlerle ilgili gönderdikleri makbuzlar ve özel şirketlerden yapılan kesinti ile ilgili makbuzlardaki ödemelerin yasaya uygun borcu sona erdiren bir ödeme olduğu, borcun kooperatife ödeneceği senetle düzenlendiğinden, davalı vekilinin kooperatife ödeme yapılsa dahi müvekkili banka açısından borcun sona ermeyeceği iddiasının gerekçesiz kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına,14/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.