MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.04.2013 tarih ve 2011/214-2013/200 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı/karşı davalı vekili, müvekkili şirket ile davalı/borçlu şirket arasında akdedilen 22.11.2010 tarihli Uçak Kira Sözleşmesine istinaden düzenlenmesi gereken altı uçuştan dördünün ... havayolu kontrolörlerinin greve gitmesi sebebiyle, sözleşmenin fesih/iptal koşullarını düzenleyen 6. maddesi gereğince iptal edildiğini, davalı-borçlu şirket ile müvekkili şirket arasındaki mutabakatla müvekkili şirket tarafından davalı şirkete fazladan ödenen 143.356 €'nun geri ödenmesinin kararlaştırıldığını ancak davalı borçlu şirket tarafından gecikmeli olarak sadece 45.000 € ödenerek bakiyesinin ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, yapılan haksız itiraz nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiş, karşı davanın ise reddini istemiştir.
Davalı/karşı davacı vekili, taraflar arasındaki sözleşmeye göre, yapılması gereken uçuşlardan bir kısmının ... havayolu kontrolörlerinin greve gittiği gerekçesi ile davacı tarafından iptal edildiğini, iyiniyet ile yürüyen ilişkiler çerçevesinde yapılan iptallere karşı müvekkili şirket tarafından geçerli bir kabul bulunmamasına rağmen iptale ilişkin yasal dayanağın belgelendirilerek daha sonra cari hesaplarda mutabakata varılmasının kararlaştırılarak olduğu varsayılan greve denk gelen uçuş bedellerine mahsuben davalıya 45.000 Euro iade olunduğunu, ancak davacının sözleşmenin 6. maddesine uygun olarak mücbir sebeple ilgili belgeleri sunmadığından yapılan ödemenin de güvenin kötüye kullanılması sonucunda zuhulen yapıldığını, bu nedenle icra takibine yaptıkları itirazlarının haklı nedenlere dayandığını savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davasında ise, taraflar arasındaki taşımanın charter sözleşmesi olduğunu, TTK'nın 1061 vd. maddelerinde taşımadan dolayı sorumluluğun 'kusur sorumluluğu' olarak ele alındığını, akdin ifa edilmemesinde taşıyan müvekkili uçak firmasının kusuru bulunmadığını, uçağın grev nedeniyle, sözleşmede belirlenen alana inemediğini, bir günlük beklemeden sonra davacı
firma yolcuları alınarak taşımanın tamamlandığını, ancak diğer uçuşların grev gerekçesiyle iptal edildiğini, grevin varlığı, mahiyeti, uçuşa engel olup olmadığının belgelendirilemediğini, bu nedenle, müvekkili havayolu firması tarafından zuhulen ödenen 45.000 Euronun iadesinin gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 Euro karşılığı 22.522 TL'lik kısmın faiziyle birlikte karşı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında uçak kira sözleşmesinin akdedildiği hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, davacı tarafından ... hava kontrolörlerinin grevi nedeniyle uçuşların iptal edildiğinin davalı havayolu şirketine bildirildiği, davalının, davacı yanın mücbir sebeple ilgili belge sunmadığı veya bilgilendirme yapmadığı yönündeki iddiasının makul görülmediği, grevin varlığı, mahiyeti ve uçuşa engel olup olmadığı hususunda sadece davacı bilgilendirmesi ve ispatının gerekli olmadığı, bu tür durumlarda davalı uçak kiralama şirketinin de fiili taşıyan olarak bilgi sahibi olduğunun kabul edilmesi gerektiği, taraflar arasında uçak kiralama sözleşmesi hükümleri çerçevesinde kararlaştırılan uçuş tarihlerinde grev olduğu, mücbir sebebin mevcudiyeti ve mücbir sebep dolayısı ile davalı taşıma şirketi tarafından sözleşme edimlerinin yerine getirilemediği, mücbir sebep kapsamında sözleşmenin 6. maddesi çerçevesinde taraflar arasında davacı tarafından fazladan yapılan ödemelerin iadesi hususunda mutabakat sağlandığının anlaşıldığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile davalı borçlunun itirazının iptali ile takibin 218.694,99 TL asıl alacak ve bu alacağın 25/02/2011 tarihinden itibaren işletilecek devlet bankalarının 1 yıl mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz tutarının eklenerek devamına, asıl alacak üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı/karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı karşı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 11.203,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy