Taraflar arasında görülen davada verilen 23.05.2013 tarih ve 2011/65-2013/75 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, adına tescilli “” ibareli markanın yanında ayrıca tescilli özgün tasarımların da sahibi olduğunu, davalı tarafından haksız olarak müvekkili markası ve tasarımlarının kullanıldığını, davalının müvekkilinin markasını ” olarak taklit ettiğini ve tasarımlarını da kullandığını, davalının kullanımının markaya ve tasarıma tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, marka ve tasarıma tecavüzün durdurulmasını, men edilmesini, taklit ürünlerin toplanmasını, fazla hakları saklı olmak üzere 10.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin bir süre davacı firmadan toptan mal alımı yaptığını, sonrasında müvekkilinin şirketleştiğini, deneme üretimlerine başladığını, kendi ürünleri için 2011/02418 nolu 09/04/2011 tarihli tasarım belgesi aldığını, iddia edildiği gibi davacının markasını taklit etmediğini, ” ibaresi ile onun mamullerinin aynısını veya benzerini piyasaya sunup satmadığını, tespit dosyasında belirtilen ürünlerin ise davacı tasarımlarına tecavüz etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının, davacıya ait tasarımlardan 2008/06580-2.1, 15.1, 2006/01673-1.1, 2.1, 3.1, 9.1, 10.1, 2007/02899-19.1 nolu tasarımlara, aynen ve belirgin benzerlerini üretim ve ticarette kullanmak suretiyle tecavüz ettiği, davacının ileri sürdüğü sair tasarım tescillerine ilişkin tecavüz yönünde bir kanıta ulaşılamadığı, tespit dosyasında somut marka tecavüzünü gösterir kanıtlara rastlanmadığı gibi, davacı tarafından sunulan sair deliller arasında markanın benzeri olan “dekorafur” ibaresinin benzer ve aynı sınıf ürünlerde kullanıldığına ilişkin bilgi ve belgeye ulaşılamadığı, sadece, internet ortamında “dekorafur” ibaresinin bulunduğu bir sayfa olduğu, davalının web ortamındaki kullanımının davacıya ait marka ile benzer işaretin ticari etki yaratacak biçimde kullanımı mahiyetinde olduğu, davacının “decofur” markasını bilen
.../...
-2-
ilgili malın tüketicilerinin web ortamında zcüğünü gördüğünde davacı yerine davalıya ulaşabilecekleri, dolayısıyla bir iltibasın doğabileceğinin açık olduğu, yargılama sırasında da sunulan kanıtlar arasında markanın ürün üzerinde kullanıldığına dair bir delil bulunmadığı, sunulan internet sayfaları çıktılarının ise “” ibaresini sayfa içeriğinde taşıdığı, firma sahibi olarak gözükmekte, firma adresi olarak işyeri adresi belirtilmekte olduğu, ancak, ilanın kim tarafından ne zaman verildiğinin belirlenemediği, yine de, mevcut kanıtlara göre, davalı yanın davacı adına tescilli “decofur” markası ile benzer olan ite adresini bağlantılandırdığı, alan adı olarak kullandığı web sitesi içeriğinde ticari etki yaratacak biçimde bu markaya benzer sözcüğü aynı emtiada kullandığı ve bu eyleminin haksız rekabet oluşturduğu, ayrıca sunulan bir diğer delil olan kartvizit üzerinde de "www.dekorafur.com" alan adının yazılı olduğu, böylece, davacının bu yöndeki haksız rekabet iddialarının da doğrulandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının, davacıya ait tasarımlardan 2008/06580-2.1, 15.1, 2006/01673-1.1, 2.1, 3.1, 9.1, 10.1, 2007/02899-19.1 nolu tasarımlara aynen ve belirgin benzerini üretim ve ticarette kullanmak suretiyle tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, giderilmesine, tecavüzlü tanıtım gereçleri ve ürünlerin toplatılmasına, davalının, davacı markası ile iltibas yaratabilecek web ortamındaki kullanımının haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men edilmesine, internet ortamından bu kullanımının kaldırılmasına, sabit olan tasarıma tecavüz eylemleri karşılığı tazminat ve yoksun kalınan kâr defter incelemesi ile tespit edilmediğinden BK'nın 42 ve 43. maddelerine göre hakkaniyet çerçevesinde değerlendirme yapılarak 10.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.024,65 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy