MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk (Ümraniye 3. Asliye Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 19/07/2011 tarih ve 2009/304-2011/305 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde İşyerim Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı şirkete ait işyerinde 29.12.2008 tarihinde, davalılardan İSKİ Genel Müdürlüğü'nce su ve kanalizasyon hizmeti verilen, diğer davalıların da hisseli şekilde maliki oldukları Başer Apartmanının bodrum katından geçen ortak pis su gider borusunun patlaması ve buradan akan suların sigortalı işyerini basması sonucu oluşan 3.000.00 TL sovtaj tenzili ile 15.000.00 TL hasar bedelinin dava dışı sigortalıya müvekkilince 03.02.2009 tarihinde ödendiğini, yapılan ekspertiz incelemesinde ana kanalizasyon hattı ve rögarın tıkanması sonucu pis su borusunun patladığının tespit edildiğini ileri sürerek, 15.000,00 TL hasar tazminatının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı İSKİ vekili, hasarın binanın dahili atıksu tesisatındaki tıkanıklık nedeniyle kullanılan suların oluşturduğu baskı sonucu PVC borunun yerinden çıkması ve taşan suların bina içine akması ile oluştuğunu, müvekkili idarenin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, hasardan davalı idarenin sorumlu olduğunu, rögarın tıkalı olması nedeniyle su baskının meydana geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunmalar, keşif ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, sigortalı işyerinin faaliyet gösterdiği dava konusu taşınmaza ait Atıksuların Kanalizasyon Şebekesine Deşarj Yönetmeliğinin 10/i maddesi gereğince atıksu kanalı için uygun bir projenin bulunmadığı ve davalı İSKİ’den onay alınmadığı, bu sebeple pis su borusunun patlaması ile davalı İSKİ arasında uygun illiyet bağlantısının bulunmadığı, ancak apartmanın ortak kullanımına ait atıksu tesisatından kaynaklanan zarardan davalı tapu maliklerinin hisseleri oranında sorumlu oldukları, her ne kadar hasar bedeli 21.415,00 TL + KDV olarak belirlemiş ise de davacı ... şirketince ödenen hasar bedeli daha az olduğundan bu miktarın kabul edildiği ve davalılar için işin ticari niteliği bulunmadığından kabul edilen miktara yasal faiz uygulandığı gerekçesiyle, davanın İSKİ yönünden husumetten reddine, diğer davalılar yönünden kabulü ile; 15.000,00 TL alacağın 03.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 395/455‘nin davalı ...’den, 20/455 ‘erinin ayrı ayrı davalı ... ve ...’dan, 10/455’erinin ise ayrı ayrı davalı ... ve ...’den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 198,45 TL harcın temyiz edene iadesine, 04/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy