MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.02.2013 tarih ve 2012/375-2013/98 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davadışı ... Özel Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti.'nin %4,75 hissedarı olduğunu, davalının 03.03.2010 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde davadışı şirketin 20.02.2010 tarihli ortaklar kurulu kararını oybirliği ile alınmış gibi yayınlattığını, oysa kararda %50 oranındaki hissedarların dahi imzasının olmadığı, ardından davalı hakkında soruşturma yapıldığının öğrenildiğini, davalının hastane ruhsat ve ek bina ön izin belgesi devri konulu kararın tescili hususunda yetkisini aşarak tescil yaptığını, davalının bu işlemi ile üçüncü şahıs şirkete haksız kazanç sağladığını, müvekkilini zarara uğrattığını, davalının dahi bu zararı kabul ettiğini, eski memuru...nin fiili gerçekleştirdiğini ileri sürerek savcılığa şikayette bulunduğunu, çalışanının işleminden istihdam eden sıfatı ile sorumlu olduğunu ileri sürerek 5.000,00 TL zararının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, usulsüz tescil edildiği iddia olunan kararda davacının da imzasının bulunduğunu, ortaklar kurulu kararı ile hastane ruhsatının ... Hastanesi Özel Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti'ne devredildiğini, aynı gün devreden şirketin müdürünün değiştirilmesine ilişkin kararı da davacının imzalayarak dava konusu işleme muvafakat verdiğini, anılan kararın iptali için davacı aleyhine de açılmış davadan feragat edildiğini, tarafların karşılıklı yargılama gideri ve vekalet ücreti istemediklerini, bu şekilde de zımmi bir uzlaşının mevcut bulunduğunu, hastane ruhsat devrinin Sağlık Bakanlığı'nın iznine tabi olduğunu, faal olmayan şirkete ait ruhsat devrinin davacıya bir zarar vermeyeceğini, işlemde haksız kazanç sağlaması veya zenginleşmeyi mümkün bulunmayan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının usulsüz olarak tescil edildiğini iddia ettiği kararın altında imzası olduğu, hiç kimsenin kendi fiiline dayanarak bir başka kişiye karşı dürüstlüğe aykırı bir hak talep edemeyeceği, anılan kararın iptali için davadışı ortak tarafından davacı da hasım gösterilerek açılan davanın feragatle sonuçlandığı, bu sebeple davacının kararın varlığını sürdürmesine muvafakat verdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy