Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 26.03.2013 tarih ve 2012/1395-2013/480 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,müvekkili bankadan çektiği krediyi ortaklarına dağıttığını, kredinin teminatı olarak ortaklardan alınan müşterek ve müteselsil borç senetlerinin bankaya temlik edildiğini, bu temliğin sözleşmelerin imzalanması ile birlikte gerçekleşmesi ve aynı sözleşmelerde ortaklar ve kefillerin de imzalarının bulunması nedeniyle borçluların temlikten haberdar olduklarını, ancak davalı ortaklarca müvekkiline kredi geri ödemesi yapılmadığını ileri sürerek, 2.200,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... davaya yanıt vermemiştir.
Diğer davalılar vekili, alacağın temlikinin şartlarının tam olarak oluşmadığını, senet metninde borcun öncelikle kooperatife ödeneceğinin belirtildiğini, davacı bankanın tam bir temlik alacaklısı olmadığını, yine senet metninde "bankaca talep vukuunda....ödeyeceğiz" dendiğini, oysa davacı bankanın, alacağın kendisine ödenmesi yönünde bir talepte bulunmadığını, bir kısım davalıların borçlarını elden, bir kısmının da ürün bedelinden kesilmesi suretiyle kooperatife ödediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, ilçe jandarma komutanlığı ve nüfus müdürlüğünden yapılan araştırmaya
.../...
-2-
göre davalılar ile aynı ad ve soyadda başka kişilerin bulunmadığı, müşterek ve müteselsil borç senedinde borçlular arasında olduğu gibi alacaklılar arasında da teselsül oluşturularak borcun önce kooperatife ödeneceğinin belirlendiği cevabi yazısı ve ekleri olan ödeme ile ilgili kurum tarafından alınan tütünlerle ilgili gönderdikleri makbuzlar ve özel şirketlerden yapılan kesinti ile ilgili belgelerdeki ödemelerin yasaya uygun, borcu sona erdiren bir ödeme olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına, 17.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy