MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/09/2012 tarih ve 2010/615-2012/342 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/10/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafın müvekkilinden istediği zaman geri alabileceği ve yüksek faiz ödemesi yapılacağı vaadi ile 01.01.2001 tarihinde 112.166 DM tahsil ettiğini, davalı tarafın müvekkiline hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi başlıklı bir belge verdiğini, bu belgedeki imzanın kime ait olduğunun belli olmadığını, müvekkilinin yatırdığı para ya da faizinin ödenmediğini, müvekkiline verilen belgenin de hisse senedi özelliği taşımadığını, davalı ile müvekkil arasında geçerli bir hisse devri yapılmadığını ve geçerli bir ortaklı ilişkisi kurulmadığını, bundan dolayı da davalının eylemlerinin haksız fiil niteliğinde olduğunu ileri sürerek, davacı müvekkil ile davalı arasında kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespiti ile müvekkilinin ödediği, 122.166 DM (118.990,00 TL)'nin 01.01.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili şirketin ortağı olduğunu, nominal bedeli 1,00 TL’den 212 hisseye sahip olduğunu, TTK'nın 329-405. maddeleri gereğince ödediği parayı geri isteyemeyeceğini, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkette nominal değeri 1,00 TL'den 212 payı olduğu ve şekli şartlar itibariyle ortaklık sıfatını kazandığı, ancak davacıdan 35.546 DM (11.487,79 TL) fazladan alındığı, davacının fazladan alınan bu meblağı davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalı şirkete fazladan ödediği 35.546 DM (11.487,79 TL)'nin 01/01/2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve temyiz eden tarafın sıfatına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 617,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy