MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.07.2012 tarih ve 2003/80-2012/187 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06.05.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... davalılardan ..., S. ..., ..., ... ve ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ...İlçesi'nin Bakanlar Kurulu kararı ile 1970 yılında teşvik kapsamına alınarak 1973 yılında Organize Sanayi Bölgesi kurulduğunu, müvekkili banka tarafından üretilecek konutların müşterisinin ağırlıklı olarak işçi olacağının bilindiğini, buna rağmen gerek kalite ve gerekse finansman maliyetinin yüksek olması nedeniyle satım güçlüğü çekilecek ve zarar edecek olan bir projeye girişildiğini, davalıların o dönemde bir fizibilite ve pazar araştırması yaptırmadan bu projeye giriştiklerini, kârlılık ve verimlilik ilkelerini gözönünde tutmayarak bankayı zarara uğrattıklarını, 3182 sayılı Bankalar Yasası'nın 62. maddesi ve 56/3. maddesi gereğince, bankayı zarara uğratanlar hakkında kanuni soruşturmaların açıldığını, sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, ancak açılan ceza davasının beraatle sonuçlandığını, bu kararın eksik soruşturma nedeniyle bozulduğunu, ancak daha sonra erteleme kararı verildiğini, müvekkili bankanın ...Projesi nedeniyle 31.12.2000 tarihi itibariyle muhasebe kayıtlarına yansıyan zararının 33.443.642,00 TL olduğunu, zararın faizinin ise 49.650.522,54 TL olarak hesaplandığını, davacı yönetim kurulu üyeleri olan davalıların bu zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, toplam şimdilik 83.094.164,54 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın zamanaşmı, usul ve esas yönünden reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, o tarihte banka üst yönetimince alınan karar çerçevesinde ve Hazine Müsteşarlığının'da onayı alınmak suretiyle büyükçaplı Orngazine Sanayi Bölgesi kurulmakta olan ...'de konut projesinin başlatıldığı, söz konusu projenin 1996 yılında yapılmakta olan ... Projesi fiyatları ile kiyaslanarak, bir miktar fazla fiyatla verildiği ve bu nedenle zarar hesabı yapıldığı, fark bedelden davalıların sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, daha sonra bu bölgede olumlu gelişmeler olacağı düşünülerek, o tarihte sözkonusu projeye girişilmiş ve üretilecek konutların niteliğine göre fiyatlar tespit edilerek ihaleler açıldığı, sözkonusu ihalenin hazırlanması ve yapılması aşamasında herhangi bir usulsüzlük yapıldığına dair iddia ve delil mevcut olmadığı, ceza yargılamasının erteleme ile sonuçlandığı, davalıların ispatlanmış hukuka aykırı işlem ve eylemlerinin bulunmadığı, bir an için fiyat değerlendirmesinde kısmen hata yapıldığı kabul edilecek olsa bile sırf bu durum nedeniyle bu kapsamdaki bir projede davalıların bir miktar fiyat farkından bahisle sorumlu olduklarını kabul etmek mümkün görülmediği, davalıların projenin başlatılmasından kısa bir süre sonra görevlerinden ayrıldıkları, sonrasında bu proje ile ilgili 1996 yılında yeniden değerlendirmeler yapıldığı, rapor alındığı, bu raporlar çerçevesinde projeye devam edildiği, ancak daha sonra yaşanan ekonomik gelişmeler, projenin tanıtımı ve pazarlaması ile ilgili yeterli çalışmaların yapılmamış olması gibi başka etkenlerle zararın arttığı, sözkonusu zararlardan davalıları mevcut delillerle sorumlu tutmak mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan ... ve ... mirasçıları dışındaki diğer davalılara verilmesine, temyiz eden davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 06.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy