MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04.07.2013 tarih ve 2013/238-2013/192 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30.09.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin ... Türkiye ile 22.11.2005 tarihli franchise sözleşmesi imzaladığını, bu kapsamda 16.10.2008 tarihli ... müşteri temsilciliği sözleşmesi imzalayarak davalı ile çalışmaya başladığını, yaklaşık bir yıldan beri civardaki gayrimenkullerle ilgili her türlü belgeye erişebilen davalının, edindiği tüm bilgileri, aynı bölgede bağımsız bir ofis açmak suretiyle kendi yararına kullanmaya başladığını, sözleşmenin 4.9. maddesinde sözleşmenin geçerli olduğu süre ile sona ermesinden itibaren iki yıl içerisinde müşteri temsilcisinin aynı ilçe sınırları içinde benzer işi yapamayacağının, aksi halde 20.000 USD cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığını ileri sürerek, anılan meblağın kur karşılığı olan 29.624 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemize ait 15.10.2012 tarihli ilama dayanılarak, taraflar arasındaki sözleşmenin rekabet yasağını düzenleyen özellikle sözleşmenin sona ermesinden sonraki 2 yıla ilişkin 4.9. maddesi hükmünün, Anayasa ile güvence altına alınan çalışma hürriyeti ilkesine aykırı ve tarafların aralarında imzalayacakları bir sözleşme hükmü ile bu özgürlüğü ihlal anlamına gelecek herhangi bir düzenleme yapmalarının mümkün bulunmaması nedeniyle geçersiz olduğu, davalının ...'ya işyerini taşıma tarihinin, sözleşme süresinin bitiminden sonra olması ve gazete ilanlarının da dava tarihinden sonra olması dikkate alındığında, davacının bu nedenle cezai şart isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy