MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/12/2012 tarih ve 2012/335-2012/625 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, alacaklısı (dava dışı)... ve borçlusu davalı olan 01/02/1999 tanzim tarihli 01/05/1999 ödeme tarihli ve 50.000,00 USD bedelli senet ile yine alacaklısı (dava dışı)... ve borçlusu davalı olan 01/02/1999 düzenleme tarihli, 01/06/1999 ödeme tarihli, 50.000,00 USD bedelli, senetlerin, senet alacaklısı (dava dışı)...'ın cirosu üzerine müvekkiline geçtiğini, müvekkilinin işbu senet bedellerinin ödenmemesi üzerine, senet borçlusu davalı hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün 2011/10643 sayılı icra takip dosyasında icra takibi yaptıklarını, icra takip dosyası takip edilmediğinden, işlemden kaldırıldığını yeniden talep edilmesi üzerine 2011/10643 sayılı dosya numarasıyla takibin devam ettiğini, davalının zaman aşımı itirazı üzerine .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/900 Esas sayılı dosyası ile; zaman aşımı itirazının kabulü ile icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, kararın kesinleştiğini; ancak alacak zaman aşımının dolmadığını ileri sürerek; senet bedeli olan 40.507,40 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, taraflar arasında herhangi bir hukuki ilişkinin bulunmadığını, bu nedenle de; haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 25/10/2011 tarihli 2011/900 E., 2011/856 K. sayılı 22/06/2012 tarihinde kesinleşen kararına göre; dava konusu senetler açısından TTK'nın 661/1 maddesinde öngörülen zaman aşımı süresinin dolduğu, diğer taraftan alacak davası için öngörülen 10 yıllık zaman aşımı süresinin de geçtiği, ciranta olan davacının, davalıyla aralarındaki ilişkiyi ortaya koyamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 10/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.