Taraflar arasındaki davadan dolayı verilen 07.03.2013 gün ve sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nın 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle HUMK'a eklenen Ek-madde 4'te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında, 2013 yılı için 1.820,00 TL'dir.
Davacı vekili, dava dilekçesi ile 3.000,00 TL maddi, 2.000,00 TL'de manevi tazminat talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 1.802,05 TL maddi tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Mahkemece kabul edilen kısım bakımından verilen karar temyiz talebinde bulunan davalı yönünden karar tarihindeki temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davalı vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün davalı yönünden kesin olması nedeniyle miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE,
istek halinde aşağıda yazılı 97,95 TL harcın temyiz edene iadesine, 17.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy