Taraflar arasında görülen davada verilen 07/05/2013 tarih ve 2011/222-2013/120 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalı Banka vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30.09.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ..., davalılardan vekilleri dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...'nın diğer davalının acentesi olarak kendisini tanıtıp hisse senedi alım satım işlemlerine aracılık yaptığını, müvekkilinin de anılan davalıdan (9.500) TL karşılığında (100.000) adet hisse senedi aldığını ve karşılığında müvekkiline 17.01.1996 tarihli belge verildiğini, bir süre sonra ...'nın tüm müşterilerinin hisse senetlerini satıp yurt dışına kaçtığının öğrenildiğini, anılan davalının kurduğu büroların açılışında diğer davalı bankanın yatırım uzmanı hazır bulunup müşterilere brifing verdiğini ileri sürerek, şimdilik (100.000) adet hisse senedinin 17.01.1996 tarihinden itibaren bedelli ve bedelsiz sermaye artışından ve kâr payı ödemelerinden kaynaklanan hakları ile birlikte davalılardan istirdadına, bedelli sermaye artırımından kaynaklanan haklara ait apel bedelinin alacaktan mahsubuna, kâr payı ödemelerinin ödendiği tarihten itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., davacının kendisine hisse senedi alması için para verdiğinin doğru olduğunu, davacı ile yaptıkları sözlü anlaşma gereği, borcunu döviz olarak ödemeye çalışacağını bildirmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda aynı mahiyette olan 96 tarihinde yapılması hususunun hayatın olağan akışına aykırı olduğu, parası teslim alınmadan yüklü miktarda başkası adına hisse alımının mümkün olamayacağı, davalı banka çalışanının iddia edilen eylemlerinin, davalı banka yöneticilerinin öğrenmesi olarak algılanamayacağı, diğer davalı ...'nın açılan davayı kabul eder nitelikte beyanda bulunmasının davalı bankayı bağlamayacağı, davalı ...'ın hesap hareketlerinin boyutundan dolayı yine davalı bankanın
izinsiz aracılık faaliyetini bildiğine dair sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle davalı banka hakkında açılan davanın reddine, diğer davalı ...'nın beyanı, daha önce verilen kararı temyiz etmemesi nedeniyle aleyhine kesin hüküm oluşturması bu davalı ile ilgili olarak davacı lehine yargıtay'ın bozma yaptığı hususlar değerlendirildiği gerkeçesiyle davacının hakkında açtığı davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kabulüne, 11.400.000 adet Uçak (Uşaş) hisse senedinin dava tarihi olan 30/4/2003 tarihinden itibaren tahsil ve istirdat tarihine kadar bedelsiz ve bedellerinin ödenmesi kaydı ile bedelli hisse senedi hakları ve bunlara ait kar payları ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedelli sermaye artırımı /apel bedelinin indirilmesinden sonra geri kalan 110,32 TL kar payının dava tarihi olan 30/04/2003 tarihinden itibaren %55 ve işleyecek değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı Banka vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Ancak, davanın değeri olan ve harçlandırılan hisse bedeli ile temettü alacağı toplamı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan hükümleri uyarınca davalı yararına 13.629.00 TL vekalet ücreti tayin edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı Banka yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının 3. maddesindeki '...8.829.00 TL...' ibaresinin hükümden çıkarılarak, yerine '...13.629.00 TL...' ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu durumu ile ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı bankaya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden daval iadesine, 30.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy