Taraflar arasında görülen davada erilen 13/05/2013 tarih ve 2012/147-2013/314 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kumaş ve halı sektöründe faaliyet gösterdiğini, yılından beri "" markasını kullandığını, 24.11.1992 tarihindesayı ile nezdinde "" markasının müvekkili adına tescil edildiğini, davalının müvekkili markası ile iltibas yaratacak şekilde "" markasını adına tescil ettirdiğini, müvekkili markası ile karıştırılma ihtimali bulunduğunu ileri sürerek 16.12.2011 tarih ve 2010/63181 sayı ile davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 1978 yılından beri yatak, mobilya işi ile iştigal ettiğini, markasını "Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar, elbise askıları, yatak şilteleri, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan havalı yataklar ve yastıklar, ..." alanında (Sınıf no:20) kullanılmak amacıyla tescil ettirildiğini, davacının ise iplik, kumaş, halı işi yapmakta oluğunu ve koyun resmi altında yazı karakteri şeklinde markası ile iltibas yaratmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca dava konusu başvuru ile davacı markası arasında 556 sayılı .'nın 8/1-b hükmü anlamında benzerlik bulunduğu, davacı markası ile davalı markasına ait mal hizmet listesinde yer alan sınıflar bakımından da taraf markaları arasında 556 sayılı 'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunup, iltibas yarattığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, 10/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy