MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 47. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.04.2013 tarih ve 2012/22-2013/92 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi katılma yoluyla davacı ve davalı banka vekilleri ile davalı ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında vekalet ilişkisi olduğunu, vekaletnamede ayrıca bankalardan para çekme yetkisinin de bulunduğunu, müvekkilinin davalıya verdiği vekaletini 20.12.2011 tarihinde noter kanalıyla çektiği azilname ile kaldırdığını, tebligatın her iki davalıya da ayrı ayrı yapıldığını, davalı bankaya çekilen faks ile ayrıca bildirimde bulunulduğunu, buna rağmen davalı bankanın (vekaleti kaldırılan) diğer davalıya 19.484,24 TL ödeme yaptığını, paranın iadesi için 30.12.2011 tarihinde bankaya ihtarname çekildiğini, bankanın noter aracılığı ile 04.01.2012 tarihinde gönderdiği cevabi ihtarnamede 19.000 TL ve 380 TL tutarındaki tediyelerin (davacı) müvekkilin tasarrufunda bulunan internet şubesi üzerinden EFT ile yapıldığının bildirildiğini, herhangi bir para iadesi yapmadığını, oysa bu işlemin yapılabilmesi için bir şifrenin gerektiğini, böyle bir şifrenin kendileri tarafından davalı ...’e müvekkil tarafından verilmediğini, bu şifrenin davalı banka ile diğer davacı arasında tesis edilmiş olduğunun anlaşıldığını, bankanın azilnamenin kendisine bildirilmesi üzerine önlem alması gerektiğini, bu önlemleri alarak ödemeyi engelleyecek sorumlunun banka olduğunu, bankanın ihmalinin bulunduğunu, kendilerinin bankadan aldıkları bir şifrenin olmadığını, bankanın azilnameyi tebliğ ettiği anda vekil tarafından yapılabilecek böyle bir işlem için engelleme yapmış olması gerektiğini, bu işleme bankacılıkta “internet kısıtı” denildiğini, müvekkilinin davalı ...’e internet şifresi vermediğini, ...’ya gitmediğini, elektronik ortamda ödemeye engel koymayan bankanın ve azilnameyi tebliğ aldığı halde bile bile para çekme işlemini ifa eden diğer davalının kusurlu olduklarını ileri sürerek, 19.484,24 TL’nin bankadan çekildiği tarihten itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile davalılardan müteselsilen tahsilini, 5.000 TL'lik manevi tazminatın paranın çekim tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile davalılardan müteselsilen tahsilini, fazlaya dair hakkın saklı tutulması suretiyle şimdilik 500 TL ekonomik kaybın paranın çekildiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davalı ... tarafından vekaletten azledilmesine rağmen EFT yolu ile davalı bankada bulunan davacıya ait hesaplardan para çekildiği gerekçesiyle, davacının maddi tazminata yönelik talebinin kısmen kabulü ile, 19.384,00 TL'nin banka hesabından çekim tarihi olan 23/12/2011 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının manevi tazminat talebinin şartlar oluşmadığından reddine, davacının ekonomik kayıp nedeni ile açmış olduğu 500,00 TL'lik talebi atiye bırakıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, katılma yoluyla davacı ve davalı banka vekilleri ile davalı ... temyiz etmişlerdir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, katılma yoluyla davacı ve davalı banka vekilleri ile davalı ...'in tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, katılma yoluyla davacı ve davalı banka vekilleri ile davalı ...'in bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 993,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 02.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy