MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/05/2013 tarih ve 2011/32-2013/173 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... .... Şti'nin davalı ile birlikte % 50 ortağı olduğunu, yine tarafların ... Kompresör AŞ.'nin de ortak hissedarları bulunduklarını, 28.07.2003 tarihli sözleşme ile davacının kollektif şirketteki hisselerini davalıya, davalınında anonim şirketteki hisselerini davacıya devretmesinin kararlaştırıldığını, devirlerin gerçekleşmediğini, ancak fiilen şirket yönetimlerinin sözleşmeye göre yapıldığını, davalının kollektif şirketi tek başına idare ettiğini, kayıt dışı mal sattığını, şirketten olan alacaklarını sürekli olarak artırdığını, şirketin sözleşmeden sonra karının düştüğünü, şirkete ait malların gelişi güzel satıldığını, satışlardan elde edilen gelirlerin borçların kapatılmasında kullanılmadığını, 30.11.2007 tarihinde şirketin tasfiyeye girdiğini, davacının zarara uğradığını ileri sürerek, 10.000 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kollektif şirkette tarafların münferiden temsil yetkilerinin bulunduğunu, davacının şirket faaliyetlerinden haberdar olduğunu, iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, idida, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin uygulanmadığı, davacının da şirketi münferiden temsil yetkisinin bulunduğu, yapılan işlemlere karşı bu zamana kadar itiraz etmediği, 6762 Sayılı TTK'nın 167. maddesi uyarınca denetim hakkının tüm ortaklara tanındığı, davacının şirket bilanço ve gelir tablolarından haberdar olduğu, davalının şirkete katkıda bulunduğu, şirketin içinin boşaltıldığı ve zarar uğratıldığı iddiasına ilişkin olarak delil bulunmadığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, iddianın ileri sürülüş biçimine göre davacının doğrudan uğradığı zarara yönelik bir talebin bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 28/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy