Taraflar arasında görülen davada verilen 15.04.2013 tarih ve 2013/44-2013/108 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ve fer'i müdahil vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonradava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı bankaya devrinden önce nezdinde vadeli hesap açtırarak, 18.500,00 TL'yi bu hesaba yatırdığını, ancak parasını geri alamadığını,külli halefi olan davalı bankanın borçtan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 18.500,00 TL alacağın 11.10.1999 tarihinden itibaren sözleşmede olan vadeli %84 faiziyle, ancak temerrüt faizinin daha yüksek olması halinde bu faizle tahsil edilerek gecikme faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ve fer'i müdahil vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin dolduğunu, müvekkilinin off shore bankasından ayrı bir tüzel kişiliği olduğundan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının daha fazla faiz elde etmek için kendi iradesiyle off shore bankasında hesap açtıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının hesap açılması için davalı bankaya talimat verdiği, gönderilen paranın aslında fiilen Kıbrıs'a gönderilmediğihakim ve ortak hissedarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek suretiyle kullandırıldığı, bu hali ile güven kurumu olan bankanın bu durumu bilerek davacıya yönlendirdiği, bu nedenle davalı sorumlu olduğu, bu durumda davacının davalı bankadan nezdindeki mevduatını talep edebileceği, davalı banka ayrı bir tüzel kişilik olsa da birleşme ve satışlarla borçlar da devralındığından davalıya husumet yöneltilebileceği, davacının 18.500,00 TL'yi 11.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 18.500,00 TL'nin 11.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı tahsiline karar verilmiştir.
.../...
-2-
Kararı, davalı ve fer'i müdahil vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece, davalı bankaya harç yüklenmiş ise de davalı karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan şlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranıbankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürütenarafından devir alındıktan sonra en son devredildiği, bu durumda devredilen nin eylemlerinden dolayı açılan davada gerek dosya yükümlülüğünü üstlenen, gerekse bu bankayı devir alansayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harç ile sorumlu tutulması doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalvekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının davalı bankaya harç yükleyen 2 numaralı bendinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “Davalı harçtan muaf olduğundan davalının harç ile sorumlu tutulmamasına” bendinin hüküm fıkrasına yazılmasına ve kararın bu şekilde temyiz eden davalıyararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 11.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.