MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07/05/2013 tarih ve 2012/129-2013/294 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14/10/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl davada davalı ile Birleşen dosyada davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, müvekkilinin dava dışı ... Sigorta A.Ş.’nin acentesi olup, davalılar için çok sayıda sigorta poliçesi düzenlemesine karşın davalıların prim borçlarını ödemediğini, prim borçlarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiklerini ileri sürerek, davalıların itirazlarının iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında dava konusu alacağın müvekkili ... tarafından ...’ya temlik edildiğini belirterek davaya temellük eden adına devam edeceklerini bildirmiştir.
Davalılar vekili davanın reddini savunmuş, davacının kötüniyetli olması nedeniyle alacağın % 40’dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacı ...’ın davayı sigorta şirketi adına değil kendi adına açtığı gerekçesiyle davanın reddine ve davalı lehine alacağın % 40’ı oranında kötüniyet tazminatına mahkumiyetine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.01.2012 tarihli kararı ile bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu uyuşmazlığın sigorta prim bedellerinin kimin tarafından ödendiği noktasında toplandığı, sigorta şirketinden gelen yazı cevabına göre davaya konu sigorta poliçelerinin prim bedellerinin temlik eden-davacı ... tarafından yatırıldığının sabit olduğu, davalılar tarafından ödeme hususu da usulünce ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden ... 2. İcra Müdürlüğünün 2008/8581 esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 7.600.71 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi uygulanmasına, asıl alacak üzerinden hesaplanacak % 40 oranında inkar tazminatının davalıdan tahsiline, birleşen dava yönünden; ... 2. İcra Müdürlüğünün 2008/8582 esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 22.214,89 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi uygulanmasına, asıl alacak üzerinden hesaplanacak % 40 oranında inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.550,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy