Taraflar arasında görülen davada verilen 03/06/2013 tarih ve 2012/41-2013/177 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30.09.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ..., davalılardan ..., ... ve ... vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan müvekkillerinin ortağı olduğu müdürü iken şirket ile aynı iş kolunda faaliyette bulunan dava dışı yöneticisi olduğunu, müvekkillerinin ortağı olduğu şirkete ait maden sahasından çıkarılacak kömür ve kum üretiminin taşerona verildiğini, ancak davalı ...’nın ortağı olduğu şirketin sözleşmede hafriyatçı olarak yer alarak müvekkillerinin ortağı olduğu şirketin elde edeceği gelirin bir kısmının davalı ...’nın ortağı olduğu aktarıldığını, diğer davalıların anılan sözleşmeyi yöneticisi olarak imzaladıklarını ileri sürerek, davalıların müdürlükten azledilmelerini ve şimdilik 2.000.000,00 TL’nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacıların yapılan sözleşmeden haberdar olduklarını, davacı şirketin taşeron aracılığı ile çalışmasının uzun yıllardır devam ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların da yönetim kurulunda görev yaptıkları süre içinde davalı ...’nın ortağı olduğu dava dışı ile uzun yıllara dayalı benzer sözleşmeler yaptıkları, yapılan sözleşmelerin davacı şirket zararına neden olmadığı, dolayısı ile davalıların rekabet yasağına aykırı hareket etmedikleri gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden alınmasına, 30.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy