Taraflar arasında görülen davada verilen 28/03/2013 tarih ve 2013/60-2013/79 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 11.04.2008 tarihinde sözleşme yapma ve prim tahsil etme yetkisine haiz acentelik sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin sözleşme süresince davalıyı tanıtıcı faaliyet ve girişimlerde bulunduğunu, davalı nam ve hesabına sigorta sözleşmelerine aracılık ettiğini, ticari itibar ve portföyünü davalı lehine kullandığını, davalının tanınırlığım, marka bilinilirliğini, müşteri sayısını ve poliçe üretimini artırdığım, davalının sözleşme yürürlükte iken 6.11.2009 tarihinde herhangi bir uyarı ya da mazeret bildirmeksizin müvekkilinin poliçe düzenleyememesi için bilgisayar sistemine girişini ekran karartmak suretiyle engellediğini, müvekkilinin davalıya ihtarname göndererek hukuka ve sözleşmeye aykırı durumun giderilmesini istediğini, davalının ise cevabi ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, feshin haklı nedene dayanmadığını, sözleşmenin feshi nedeniyle müvekkilinin maddi-manevi zarara uğradığını ve gelecekte beklediği yararlardan da yoksun kaldığını, oysa davalının haksız fesih nedeniyle müvekkilinin oluşturduğu marka tanınırlığı, portföy, ticari itibar vb. ekonomik değer taşıyan veya ekonomik değere dönüştürülebilecek olgulardan faydalanmaya devam ettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak kaydıyla 15.000 TL portföy tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında yapılan acentelik sözleşmesi uyannca davacının 11.04.2008-08.12.2009 tarihleri arasında 1,5 yıl müvekkili şirketin acentesi olarak faaliyet gösterdiğini, davacının acentelik sözleşmesinin sözleşme hükümlerine aykırılık nedeniyle haklı nedenlerle, acentelik sözleşmesinde yer alan feshe ilişkin hükümler doğrultusunda feshedildiğini ve ayrıca azilname ile davacının daha önce verilen yetkilerinden azledildiğini, davacının acenteliği süresince az sayıda üretiminin, az sayıda üretime karşılık çok sayıda hasarının gerçekleştiğini, yani hasar prim oranının çok yüksek olup, herhangi bir karlılık getirmediğini ayrıca, davacının müvekkili yanında dört ayn sigorta şirketinin daha acenteliğini yaptığının ve kötü portföyünü müvekkiline aktardığının tespit edildiğini,
.../...
-2-
davacının acentelik sözleşmesine aykırı ve basiretli bir tacirden beklenmeyen davranışlarda bulunduğunu bu sebeple portföy tazminatı talep edemeyeceğini, davacının hakkaniyet açısından telafi edilecek bir zararının da bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, acentelik sözleşmesi davalı ... şirketi tarafından feshedilen davacı şirketin en büyük sigorta acentesi olup, önemli bir müşteri portföyüne sahip olduğu, acenteliğini yapmakta olduğu sigorta şirketlerinin herhangi birisinden sigortalı yapma hususunun kendi muhtariyetinde bulunduğu, acentelik sözleşmesinin feshi halinde herhangi bir portföy kaybına uğramadığı, davacı tarafından portföy tazminatına hak kazandığı hususunda yeterli delil ve belgenin dosyaya ibraz edilmediği, davacınm herhangi bir portföy kaybına veya prim komisyon ücreti zararına uğradığı konusunda herhangi bir tespit yapılmasının mümkün olmadığı, bu itibarla davacının portföy tazmia hak kazandığı hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy