Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 19.03.2013 tarih ve 2012/164-2013/54 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirketin ortaklarının, ileride 300.000 TL sermayeli yeni bir şirket kurulması, kurulacak şirkette müvekkiline %12 pay verilmesi, ancak ticari faaliyetin şimdilik mevcut şirkette devam etmesi konusunda anlaştıklarını, bu bağlamda müvekkilinin sermaye payına karşılık davalı şirkete 36.500,00 TL ödediğini, fakat yeni şirketin kurulmadığı gibi kendisine mevcut şirketten de pay verilmediğini ileri sürerek, davalıya ödediği 36.500,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davalının talep ettiği ana paraya bir itirazlarının bulunmadığını, ancak ticari faiz istenemeyeceğini, faiz başlangıcının ise karar tarihi olarak belirlenmesi gerektiğini, kaldı ki davanın açılmasına neden olunmadığını, zira taraflar arasında görülen ve lehlerine sonuçlanan ortaklığın tespiti davası kesinleştikten sonra, yargılama masrafları mahsup edilerek paranın iade edileceğinin davacıya bildirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, davalının asıl alacak olan 36.550,00 TL'yi davacı hesabına gönderdiği gerekçesiyle asıl alacak olan 36.550,00 TL hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ödeme tarihinden dava tarihine kadar işlemiş olan faizin 16.156,77 TL olduğu gerekçesiyle bu tutarın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve mahkemece işlemiş faiz olarak hükmedilen tutarın hesaplanma biçimi anlaşılamamışsada, dava dilekçesinde ticari faiz talep edilmiş olması, bozma kararından sonra bilirkişice hesaplanan avans oranındaki işlemiş faiz olarak kabul edilen tutarında hükmedilen işlemiş faiz tutarından daha yüksek olması ve davacı tarafından hükmün temyiz edilmemiş bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
.../...
-2-
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 827,60 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.