MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/05/2013 tarih ve 2008/227-2013/318 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Ahmet Bademci isimli kişinin 07/10/1999 tarihli sözleşme ile Esnaf Kefalet Kooperatifi aracılığıyla ... Bankası ... Şube Müdürlüğü'nden 2.500.000.000 TL kredi kullandığını, davalının bu kredi sözleşmesinde kefil olduğunu ancak kredinin geri ödenmediğini ileri sürerek, 6.184.183.829 TL'nin ihtar tarihi olan 10/05/2001 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu kredinin ...arafından çekildiğini,...'ın Kooperatifi Başkanı sıfatıyla sahte belgeler ile krediyi çektiğini, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2003/7 Esas, 2008/66 Karar sayılı ilamı ile bu hususun sabit olduğunu, müvekkilinin sözleşmede imzasının bulunmadığını, müvekkilinin haberi olmadan paraların çekildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece Dairemizin 28.01.2008 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda; ...'ın banka ile yaptığı kredi sözleşmelerinde her ne kadar kefil sıfatıyla ... ismi bulunuyor ise de bu isim altında bulunan imzanın ...'a ait olduğu hususunun ispatlanamadığı, ceza dava dosyasında yapılan yargılamada dinlenilen taraf ve tanık beyanları ile Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin bozma ilamında tespit edilen hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde ...'ın bankadan alınan kredilerle bir ilgisinin bulunduğunun ispatlanamadığı, davacı vekilinin yemin teklifinde de bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz eden davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 28/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy