Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 21/05/2013 tarih ve 2012/503-2013/432 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafından verilen 16.10.2006 tarih 6 O 464/05 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, tenfizi istenen ilamda ” olarak geçen şerhin doğruluğunu teyid eden herhangi bir resmi yazılı delil ibraz edilemediği, tenfizi istenen ilamın dava tarihinden sonra 12.11.2012 tarihinde davalı şirket vekiline tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda dava tarihinde 5718 sayılı maddesindeki tenfiz şartının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy