MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) 36. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/05/2013 tarih ve 2012/100-2013/101 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı Banka vekili, fer'i müdahil vekili ve ihbar olunan vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14/10/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ..., davalı ... Bank A.Ş. vekili Av. ... ve ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... A.Ş.'nin ... Şubesi'ne 15.12.1999 tarihinde 11.091,00 USD parasını 15.12.1999-18.01.2000 tarihleri arasında % 18 faizle yatırdığını, kendisine yatırmış olduğu paraya karşılık bir belge ve banka cüzdanı verildiğini, 22.12.1999 tarihinde ... A.Ş yönetimine ... tarafından el konularak yönetiminin ...'ye devredildiğini, yapılan araştırmada davacının bankaya yatırmış olduğu mevduatının, davalı ... A.Ş yönetimi tarafından ...'de kurulan dava dışı ... Off Shore Bank Ltd. adlı paravan bankanın, ... Bank A.Ş'nin merkez şubesinde bulunan hesabına aktarıldığının anlaşıldığını, müvekkilinin bankalara olan güveninin kötüye kullanılarak ve iradesi sakatlanarak havale talimatı imzalatıldığını, bu şekilde toplanan paranın ... A.Ş yönetimi tarafından ... Grubu ve hayali şirketlere usulsüz kredi vermek suretiyle tüketildiğinin tespit edildiğini, banka yönetimine el konulmasından sonra, mevduatının Off Shore Bank Ltd adlı banka hesabına aktarıldığı ve off shore mevduatların sigorta kapsamı dışında olduğu gerekçesi ile ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 11.091,00 USD mevduat alacağının temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Banka ve feri müdahil ... vekili, davanın husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece,toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın davacının da içinde bulunduğu bir kısım mevduat müşterilerinden topladığı mevduatı aslında ...’a göndermediği, kayden Off-Shore Bankası'na aktarmış gibi gösterdiği, davalı bankanın hakim hissedarlarının ortağı veya kardeş kuruluşu mahiyetindeki firmalara kredi verildiği, davacının dava konusu bedeli talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı Banka vekili, feri müdahil vekili ve ihbar olunan vekili temyiz etmiştir.
1-İhbar olunan sıfatı ile ... vekili temyiz isteminde bulunmuş ise de anılan Kuruma karşı husumet yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi mahkemece verilen kararda da yalnızca ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterilmiş olup, hüküm de usul ve yasaya uygun olarak sadece davanın açıldığı davalı taraf aleyhinde kurularak, ihbar olunan aleyhine herhangi bir hüküm tesis edilmemiştir. O halde, aleyhinde verilmiş bir hüküm bulunmayan ve karar başlığında da yalnızca ihbar olunan sıfatı ile gösterilmiş olan ... Yardımlaşma Kurumunun hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından anılan Kurum vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı Banka ve fer’i müdahil vekillerinin temyizine gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı Bankanın sorumluluğunun BK’nın 41,55 ve TTK’nın 336.maddelerinden kaynaklanması ile davacınn zararının parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle zamanaşımı süresinin bu tarihten başlayacak olmasına göre davalı vekili ile fer’i müdahil vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
3-Ancak, davacının alacağının, esasen Fona devredilen ... A.Ş’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140.maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ihbar olunan vekilinin temyiz isteminin reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ile fer’i müdahil vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ile fer’i müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile (HÜKÜM) fıkrasının 2.bendi tümü ile hükümden çıkarılarak yerine "Davalı Banka harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından ödenen peşin harcın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine” ibarelerinin yazılmasına ve hükmün belirtilen şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Banka'ya iadesine, fer'i müdahil ... harçtan muaf olduğundan fer'i müdahil ...'den harç alınmasına mahal olmadığına, alınmadığı anlaşılan 119,00 TL temyiz başvuru harcı ile 25,20 TL temyiz ilam harcının ihbar olunan ...'a verilmesine, 14/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy