Taraflar arasında görülen davada verilen 05.03.2013 tarih ve 2012/101-2013/61 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın hesabından bilgisi dışında 26.01.2010 tarihinde imzasının bulunmadığı iki ayrı dekontta toplam 30.000,00 TL'nin çekildiğini, banka görevlileri ile yapılan görüşmelere göre hata yapıldığını ve en kısa zamanda giderileceğinin bildirilmesine rağmen iki yıla yakın bir süre ile düzeltilmediğini ileri sürerek, 30.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, parayı bankadan çeken kişinin davacının eşi olup, müvekkili bankaca telefonda görüşülüp şifaen oluru alındıktan sonra ödeme yapıldığını, davacının uzun süre hiçbir ihtirazi kayıt koymadan müvekkili banka ile çalışmaya devam etmesinin durumu kabullendiğini gösterdiğini, davacı vekilince dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan dekontların düzenlenme tarihlerinden davacının işlem tarihinden beri durumdan haberdar olduğunun göstergesi olduğunu, davacının iyiniyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı bankada hesabı olduğu, bu hesaptan haberi olduğuna dair dosyaya sunulmuş evrak olmaksızın talimatı ve rızası dışında başka bir şahsa toplam 30.000,00 TL'nin 26.01.2010 tarihinde bankaca ödendiği, davacının ödemeye ilişkin rızasının bulunduğunu iddia eden bankanın bu iddiasını ispatlayacak deliller sunmadığı, ödemenin banka tarafından da kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 30.000,00 TL'nin faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.693,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy