MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/02/2013 tarih ve 2012/216-2013/33 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya verilen kargo hizmeti nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu, alacaklı olduğu miktar için yapılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, bakiye 2.769,24 TL alacak yönünden itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya borçları olmadığını, davacı tarafından sunulan sözleşmenin şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığını ve hasarlı teslim edilen maldan dolayı davacıdan 3.375,00 TL alacakları bulunduğunu, bu alacak nedeniyle takas mahsup def'inden bulunduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın davalıya verdiği kargo hizmetinden dolayı dava tarihinde 2.805,21 TL alacağının kaldığı, takas mahsup def'ine konu ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/403 esas sayılı dosyasında davacı ve davalının dosyanın tarafı olmadığı, takas mahsup def'inin yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği borcun likit ve belirlenebilir olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, kargo hizmetinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne ve İİK'da icra inkar tazminatı ile ilgili hükümdeki değişiklik nedeniyle davacı lehine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
6352 sayılı Yasa'nın 11. maddesi ile 2004 sayılı İİK'nın 67/2. maddesinde %40 olarak belirlenen icra inkar tazminatı %20 olarak değiştirilmiştir. Aynı Yasa'nın 38. maddesi ile 2004 sayılı İİK'ya eklenen geçici 10. maddesinde Kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce başlatılan takip işlemleri hakkında, değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edileceği düzenlenmiştir. Geçici 10. maddesindeki “takip işlemleri” ibaresini takip talebi olarak anlamak gerekir. Bu durumda 6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihinden önceki yapılmış olan icra takipleri üzerine açılan ve açılacak olan itirazın iptali davalarında icra inkar tazminatı asgari %40 olarak uygulanacaktır. Somut olayda, davacının başlattığı icra takibinin tarihi 01.06.2012 olup, 6352 sayılı Kanun'un 38. maddesi ile İİK'ya
eklenen geçici 10. maddesi uyarınca davacı lehine %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı yapmayı gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın hüküm fıkrasının 4. bendinde "İcra İflas Yasası'ndaki bu konudaki değişiklikte dikkate alınarak" kısmının hükümden çıkarılmasına, yine aynı bentte yer alan "553,84 TL %20" ibaresinin çıkarılarak yerine "1.107,69 TL %40" ibaresinin eklenmesine ve kararın düzeltilen bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 164,85 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy