Taraflar arasında görülen davada verilen 16.05.2013 tarih ve 2012/545-2013/142 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette diğer davalılarla birlikte ortak olduğunu, tarafların şirket yönetimi konusunda ciddi anlaşmazlıklar yaşadıklarını, şirket müdürü olan davalıların şirket yönetimi ile ilgili müvekkilini haberdar etmediklerini, davalıların şirket yönetiminde gereken özeni yerine getirmediklerini ve bu şekilde şirketin zarara uğramasına sebep olduklarını, ortaklar arasında güven ilişkisi kalmadığını, davalıların kusurlu davranışları ile tarafların şirket ana sözleşmesinde yazılı amacı ile birlikte gerçekleştirme olanağının kalmadığını ileri sürerek, tasfiye memuru atanmak sureti ile şirketin feshi ve tasfiyesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ve vekilleri, taraflar arasında şirket yönetimi hususunda imzalanan 02/03/2011 tarihli uzlaşma tutanağı ile tüm hususların tarafların yükümlülüklerinin düzenlendiğini ve taraflarca mutabakata varıldığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 02/03/2011 tarihli uzlaşma tutanağı başlıklı sözleşme ile davacının, feshini talep ettiği davalı şirkete ait tüm mal ve hakların paylaşım usulünün belirlendiği, şirketin en geç 31/10/2011 tarihine kadar tasfiyeye sokulmasının kararlaştırılığı ve şirket borçlarının ortaklar tarafından şahsen üstlenilmesine ilişkin esasların tayin edildiği, davalıların uzlaşma tutanağında belirtilen borçların tasfiyesi ile ilgili sorumluluklarını yerine getirdikleri, bu nedenle davalı şirketin fesih ve tasfiye talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
.../...
-2-
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 31.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.