MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24/06/2013 tarih ve 2013/101-2013/164 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2009/03113 numaralı "... +Şekil" ibareli markanın adına tescili için davalıya başvurduğunu, 2005/52698 numaralı "...", 1997/12357 numaralı "..." ve 209899 numaralı "..." ibareli tescilli markaların varlığını gerekçe göstererek 556 sayılı KHK.nin 7/1(b) uyarınca reddine karar verildiğini, redde gerekçe gösterilen markalardan sadece 2005/5298 numaralı "..." markası ile 43. sınıfta yer alan aynı tür mal ve hizmeti içerdiğini, bu markanın hükümsüzlüğü için de dava açıldığını, tescili talep edilen markada yer alan geçici konaklama hizmetinin redde gerekçe gösterilen diğer iki markada yer almadığını, tüketiciler nezdinde karıştırılmalarının mümkün olmadığını ileri sürerek, ... ... tarafından verilen 2010-M-1516 sayılı kararın iptaline, 2009/03113 numaralı markanın müvekkili adına tescil işlemlerine devam edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kararın yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak,her ne kadar ret gerekçesi markaların tescil kapsamları aynı tür hizmetleri kapsıyor ve “...” ibaresi de ortak noktaları ise de davacı başvurusuna konu markanın,ret gerekçesi markalardan farklı olarak “...” ibaresinin yanında, arma niteliğinde şekil orijinal unsurunu da ihtiva ettiği, bu anlamda markalar arasındaki benzerliğin ilk bakışta farkedilemeyecek ölçüde olmadığı, yani ayniyete yakın olmadığı, benzerliğin KHK’nın 8/1(b) maddesi düzeyinde, karıştırılmaya yol açabilecek ölçüde olduğu, ...’nin marka yayına çıkmadan ve itiraz gelmeden bu şekilde bir inceleme yapmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile ... ... ‘nın 2010-M-1516 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 17/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy