MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/02/2013 tarih ve 2012/123-2013/17 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kurulduğu 1969 yılından beri “...” markası ve ticaret unvanı ile faaliyette bulunduğunu, davalıların müvekkiline ait marka ve ticaret unvanındaki kılavuz kelimeyi "www.mesabuilding.com" adresli internet sitesinde “... ... İNŞAAT”, "... İNŞAAT”, “... ...” ve “... ... ...” şeklinde kullandıklarını ileri sürerek, markaya ve unvana tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi, haksız rekabetin men'i ile "..." ibaresinin hertürlü kullanımına son verilmesine, davalıların ticaret unvanından terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili ...-... İNŞAAT’ın ... tarafından 1968 yılında “... İNŞAAT” olarak kurulduğunu, 16.02.2005 tarihinde “... ...- ... İNŞAAT” olarak yeni bir şahıs firması kurduğunu, firmanın ismini 28.07.2007 tarihinde “... ... ...” olarak değiştirdiğini, ...-... Ltd. Şti’yi de 10.03.2011 tarihinde kurduğunu, buradaki ... ibaresinin müvekkilinin oğlu olan...’nın isim ve soy isminin ilk iki harfinin birleşmesi ile oluştuğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının dava tarihinde internet sitesindeki kullanımının davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, ticaret unvanının kullanımı tescilli olduğu sürece yasal hak olup, haksız rekabet yaratmayacağı, davalıların dava tarihinden sonra ticaret unvanlarını değiştirdikleri gerekçesiyle, ticaret unvanı terkin talebi yönünden davanın konusu kalmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, ticaret unvanının kullanımının haksız rekabet yarattığının tespiti ve haksız rekabetin önlenmesi yönünden talebin reddine, ticaret unvanının markasal kullanımı nedeniyle marka hakkına tecavüzün tespiti ve men'i ile ilgili davalının internet sitesinde ve içeriğinde, ... ticaret unvanını markasal kullanımının men’ine karar verilmiştir..../...
Kararı, davacı vekili ve davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Mahkeme ilamı, hükmü temyiz eden davalılar vekiline 18.06.2013 günü, davacı vekilinin temyiz dilekçesi ise 05.07.2013 tarihinde tebliğ edilmiş ve hüküm anılan davalılar vekili tarafından gerek HUMK'nın 432/1. maddesinde yazılı 15 günlük süre gerekse HUMK'nın 433/2. maddesinde öngörülen 10 günlük katılma yoluyla temyiz süresi geçirildikten sonra 22.07.2013 tarihinde temyiz edilmiştir. HUMK'nın 432/4. maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.03.1990 gün ve 3-4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden, davalılar vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelemesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 25.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.