Taraflar arasında görülen davada verilen 13/06/2013 tarih ve 2012/103-2013/413 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili üniversitenin dünyaca tanınan 2006 + şekil" ibareli marka tescil başvurusunun Taşvuru numarası ile 07/12/2006 tarihinde kaydedildiğini ve 04/12/2007 tarihinde tescil ettirildiğini, markalarının tanınmış marka halini aldığını, davalı kullanımının tescile dayanmadığını, ayrıca yerel gazetesine verdiği beyanatın üniversiteyi kötüleyici ve markanın tanınmışln 62. maddesi gereğince davalının markaya tecavüzünün men edilmesine ve 25.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili kullanımının davacının tescilinden ve kullanımından önceye dayandığını, markanın sadece tabelada ve faturalarda kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı yanın kullandığı logo ile davacı adına tescilli markanın, 556 sayılı KHK'nin öngördüğü anlamda aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığı, markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 9/1-a fıkrasına uyan bir tecavüz durumunun oluşmadığı, 556 sayılı KHK'nın 9/1-b bendi kapsamında, davalının kullanmakta olduğu logo ile davacı adına tescilli marka arasında görsel düzeyde benzerlik bulunduğu, bununla birlikte dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgelere göre davalının markasal kullanımlarının davacı markası kapsamındaki mallar veya benzer mallar/hizmetler üzerinde gerçekleştiği hususunun ispatlanamadığı, karıştırma ve ilişkilendirme ihtimallerine dayalı tecavüz iddiasının da haklı olmadığı, davacı yanın tanınmışlık iddiasının somut bilgi yada belgeler ile desteklenmediği ve bu nedenle kabul edilemeyeceği, öte yandan davalının ihtilaf konusu logoyu kullanımlarının, davacının 2006/57726 sayılı marka başvurusundan önceki tarihlere dayandığı, bu itibarla davacının kötü niyet iddialarının da yerinde olmadığı, davalının gazete haberine konu olan söylemlerinin, davacı yanın markasının kamuoyundaki marka imajını zedelediğine yönelik somut hiçbir bilgi ya da belge sunulmadığı, belirtilen iddianın da ispat edilemediği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
./..
-2-
1-Davalı vekili tarafından katılma yolu ile temyiz isteminde bulunulmuş ise de geçerli bir temyiz isteminin varlığı için yasal temyiz süresinde temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Somut olayda, katılıma yolu ile temyiz isteminde bulunan davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydettirilmediği ve temyiz harcının yatırılmadığı anlaşıldığından verilen temyiz dilekçesi usulüne uygun olmayıp, bu dilekçede ileri sürülen temyiz itirazlarının incelenme kabiliyeti bulunmadığından davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, alınmadığı anlaşılan 119,00 TL temyiz başvuru harcı ile 25,20 temyiz ilam harcının davalıdan alınmasına, 04.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy